Lilypie Fourth Birthday tickers

30 Nisan 2014 Çarşamba

İkinci bir çocuğum daha olsa?

Ege doğmadan önce hep bir kızım olsun isterdim. Her kadın ister ya... Çocukluktan kalma bir şey sanırım. Giydirmek, süslemek, saçlarını yapmak filan için. Bencilce bir his biraz da. 

29 Nisan 2014 Salı

Yedikleri, İçtikleri

Ege'ye yaptığım yemeklerin bir kısmının küçük küçük tariflerini vereyim istiyorum, belki yararlanan kişiler olur. Gerçi çok matah tarifler değil, sıradan işte, herkesin bileceği türden şeyler ama olsun.

28 Nisan 2014 Pazartesi

Uyku uyku güzel uyku - 2.bölüm

Uyku konusu benim için hem zor hem de kolay bir konu oldu desem yeridir. Aslında iyice büyüyene kadar uyku değişken oluyor bir çocuğun hayatında, ya da konuyu kısaca "her an nazar değebilir"e bağlayım olsun bitsin...

27 Nisan 2014 Pazar

Bababababaaaaa!

Ege neredeyse bir aylık olduğundan beri anne diyor. Haa, bunu bilinçli yapmadığının farkındayım, tecrübeli anneler gülmesin lütfen :) Ama diyor işte. Ağlarken, oynarken, canı sıkıldığında bağırırken... "ınneeaaa" diye bağırıyor. Bazen de bayağı belirgin bir şekilde "annaeeaaaa" diye bağırıyor. Bana hitaben söylemiyor evet, o onun için bir nida sözcüğü ama olsun, insanın yine de hoşuna gidiyor.

26 Nisan 2014 Cumartesi

Dokuzuncu Ay

Ege’nin dokuzuncu ayı bitti. Dile kolay. Çarçabuk geçiverdi dokuz ay. Oğlum büyüdü, kocaman oldu. Emzirirken kucağıma sığmıyor artık. Eve ilk geldiğimiz günleri hatırlıyorum. Tüm boyu benim kucağım kadardı, tek kolumla tutabiliyordum rahatça. Hatta mecbur kaldığımda, o emerken tek kolumla onu taşıyor, diğer elimle kendime su koyuyor yemek yiyor veya bilumum işler yapabiliyordum. Şimdi iki elimle bile zor taşıyorum. Maşallah oğluma! :) 

15 Nisan 2014 Salı

Düzen Annesi Sıkıcı mıdır?

Bazen çok kuralcı, titiz, programcı kısaca sıkıcı bir anne ve kadın olduğumu düşünüyorum. Başka insanlar bazen böyle hissettiriyor. Ama son zamanlarda okuduğum bir kitap aslında hiç de öyle olmadığımı anlattı bana. Rahatladım :)

14 Nisan 2014 Pazartesi

Ege'nin 8.Ay Beslenmesi

Her ay yeni gıdalar ekleniyor listemize. Bu ayın başında doktora kontrole gittiğimizde balık hariç yediğimiz her şeyden tuzsuz ve şekersiz olmak kaydıyla verebileceğimizi söylemişti.  

Son günler...

O kadar bir yoğunluk, o kadar bir yorgunluk içerisindeyim ki... Neden bilmiyorum. Yani biliyorum da, sebepler hep aynı ve bundan sonra hayatımda hep var olacak sebepler. İşte yoğun çalışma, ardından pert vaziyette eve dönüş,

10 Nisan 2014 Perşembe

Bebeğime Mektup 3 - Güzel Bebeğim

Canımın içi! Günler öyle hızla akıp geçiyor ki. Günün telaşına kapılıp, hızlıca yaşayıp tüketiyoruz her şeyi. Sen çok hızlı büyüyorsun oğlum. Mini minnacıktın, şimdi kocaman bir bebekmişsin gibi geliyor. Oysa hâlâ küçücüksün. Bunu önümüzdeki günlerde, yıllarda daha iyi anlayacağıma eminim.

26 Mart 2014 Çarşamba

Sekizinci Ay

Oğlumun sekiz ayı doldu. Artık yarı yaşını epey geçtik, sadece dört ay kaldı doğum gününe. Çok heyecanlıyım, düşündükçe heyecanlanıyorum. Oğlumu doğuralı bir yıl olacak! Hayatımda yaptığım en güzel şey :)
 

15 Mart 2014 Cumartesi

Ege'nin Yedinci Ay Beslenmesi

Ege'nin yedinci ayda beslenmesi çeşitlendi. Doktorumuzun kahvaltıya başlamamızı söylemesiyle birlikte, iki ana, bir ara öğünümüz ek gıdalardan oluşmaya başladı.

11 Mart 2014 Salı

Çalışan Anne Sendromu-2

Gerçekten çalışan anne olmak çok zormuş. Hele de benim koşullarımda. Gerçi biliyorum, benden çok çok daha zor koşullarda çalışan anneler var. Ama yine de herkes kendi çektiğini bilirmiş.

Seni böyle bir ülkede doğurduğum için özür dilerim oğlum

Berkin Elvan öldü. 15 yaşındaydı. Küçücük bir ana kuzusuydu daha. Öldü. Öldürüldü. Daha çocuktu.

"Eylemlerde görülmüş" diyor kimileri. Güya "taş atarken" görülmüş. Madem çocukmuş, ne işi varmış orda... Tutun ki öyle oldu. Tutun ki o çocuk eylemlere katıldı, tutun ki taş attı polise. Hatta onun hâlâ bir çocuk olmasını da geçin, yaşının 14 (on dört!!) oluşunu da geçin. Ona yalnızca bir insan gözüyle bakın, yaşsız. Bir gün öncesinde ne yapmış olduğu önemli değildi o vurulma anında. Yalnızdı. Ekmek almaya gidiyordu. Elinde 1 lira vardı belki 2, taş değil, silah değil, maske değil, sadece ekmek parası vardı. Gaz bombası niye atılır? Polise direnen kalabalığı dağıtmak için. Hani kalabalık? Hani direnme? Bildiğiniz ustaca nişan alınma ve bir çocuğu başından itina ile, tam hedeften vurma var bu olayda. Öldürmeye direk kasıt var. Cinayet var, bildiğin.

"Eylemlerde görülmüş" diyor kimileri. Tutun ki görüldü. Öldürülmesine hak mı bu? Sizin kızlarınız, okula tesettürle girebilmek için yasadışı olarak toplanıp gösteriler yaptılar, eylemler yaptılar, bas bas bağırdılar. Ertesi günü ekmek almaya giderken değil, onu geçin, ben direk o gösteri esnasını düşünün istiyorum,  "başörtüsü hakkımız" diye bağırırken, başına ustaca nişan alınarak isabet ettirilen bir gaz fişeği ile öldürülse, aynı şeyleri mi söylerdiniz? Birileri "ama eylemlerde görülmüş..." dese, canınız yanmaz mıydı? O zaman da bu kadar vicdansız olur muydunuz? O zaman da eylemlere katılan herhangi birinin -yaşı önemsenmeksizin- vurulmayı, öldürülmeyi hakettiğini mi düşünürdünüz? Size soruyorum evet! Tutun ki bu çocuk eylemlerde görülmüş olsun, öldürülmek midir bunun karşılığı? Oysa ekmek almaya ablasını, babasını göndermek yerine, kendisi gitmekten başka bir suçu yoktu Berkin'in...

Güzel yavrum, kara kaşlı kuzum... Annen sana doyamadan aldılar ellerinden seni. Umarım gittiğin biryer vardır ve orada rahat uyursun.

8 Mart 2014 Cumartesi

Uyku uyku güzel uyku

Doğumdan önce de, doğumdan sonra da, uyku konusunda annelerin bloglarında yazdıklarını çok okudum. Çevremdeki annelerden dinledim, gördüm. Ne kadar zor bir konu olduğunu biliyordum yani. Beni aylarca uykusuz gecelerin beklediğini biliyordum. Belki de bu yüzden, fiziksel olarak zorlansam da manevi olarak pek zorlanmadım. İnsan, başına neler geleceğini doğumdan önce bilince, hayal kırıklığı olmuyor, fazla beklentilere girmiyorsun çünkü. Bu uyku konusunu o yüzden özellikle yazıyorum, beni okuyan gebeler varsa, belki bir yardımım dokunur diye.

25 Şubat 2014 Salı

Tanrım uyudu!

Uyudu! Ha haaa, yaşasın! Bir insan, bir diğer insanın uyumasına bu denli sevinebilir mi? Cevap veriyorum, evet!

21 Şubat 2014 Cuma

Sıpacık!

Ege'yle tam bir aydır gündüzleri ayrıyız. Ben işe gidiyorum, o da bakıcı ablasıyla oluyor. Bakıcısına çabuk alıştı, zaten sıcakkanlı bir bebek. Herkesin kucağına gider, herkese güler (pala bıyıklı erkekler hariç, nedense onlardan korkup ağlıyor). Güzel güzel oynuyorlar, şarkılar söylüyorlar, yemek yeme, uyuma ve alt-üst değiştirme harici zamanlarında.

17 Şubat 2014 Pazartesi

7 ay bitti, darısı 7 yıllara 70 yıllara olsun inşallah!

Böyle uzun uzun başlıklar koyuyorum bazen yazılarıma, saçma biliyorum ama ne yapayım :)
Ege'nin yedinci ayı bitti. Koskoca 7 ayı devirdik. Çok güzel çok keyifli bir yedi aydı. Pek çok ilk yaşadık haliyle. Unuttuklarım elbette oluyordur ama çoğunu buraya yazmaya gayret ediyorum.

15 Şubat 2014 Cumartesi

Anne-Oğul Günü-2

Oh oh! Ne güzel bu anne-oğul günleri! Pek keyifli, herkese tavsiye ederim :)
 
Ege küçükken (gerçi hâlâ miniminnacık bir balık, ama olsun artık 7 aylık oldu!) birlikte dolaşmaya çok çıkıyorduk. Özellikle sonbaharda havalar ne sıcak ne soğuk olduğu için hemen hemen hergün çıktık. Hiç olmadı evimizin yakınındaki parka gittik. Ama onlar sadece bir hava alma, bir değişiklik, ne bileyim bir yürüyüş olsun diyeydi.

7 Şubat 2014 Cuma

Ege'nin 6.Ay Beslenmesi

Ege ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmedi doğrusu. İlk 2,5 ay beslenmesine formül mama ile takviye  yapmak durumunda kaldık. Sonra benim sütüm arttı ve formül mamayı bıraktık. 5,5 aylık olduğunda, doktorumuzun da önerisi ile ek gıdalara başladık.

3 Şubat 2014 Pazartesi

Anne-oğul Günü

Ablamın bir oğlu var, 9 yaşında. Ara sıra onunla birlikte özel zamanlar geçiriyorlar, “bugün anne-oğul günü yaptık” diyorlardı. Ben de nasıl özeniyordum onlara. Yeğenimle farklı şehirlerde yaşadığımız için onu çok özlüyorum, o benim ilk gözağrım ne de olsa :) Ben de onunla başbaşa vakit geçirip teyze-yeğen günü yapmayı çok isterdim. Neyse belki ilerde birgün olur.