6 Eylül 2017 Çarşamba

Gecikmiş 4 yaş yazısı

Geçtiğimiz Temmuz’da Ege 4 yaşını doldurdu, 5’inden gün alıyor artık. Hep aynı şeyi düşünüyorum, ne çabuk geçiyor zaman… Artık daha bilinçli, daha konuşkan, kendini daha iyi ifade edebiliyor. Ne istediğini ne istemediğini, neyin doğru neyin yanlış olduğunu daha iyi biliyor. Çevresinde olan bitenin daha çok farkında. Oğlum sağolsun, 2 yaş 3 yaş 4 yaş ne sendrom varsa hiç birini atlamıyor, hepsini bilfiil yaşıyoruz. Bu sene de inatların senesi oldu diyebilirim. Ne dersek diyelim, hep tersini söylüyor, tersini yapıyor, tersini istiyor. Ben yaparım, ben bilirim, hayır hayır hayır. Küçük ergen tripleri resmen. Gerçi ona da alıştık (tüm bunları aşmamıza demeyim ama “hafif hasarlarla atlatmamıza” yardımcı olan kitabı da yazacağım bir ara).
 
İlk iki yaşında tabii ki doğrumgünü nedir, kutlama nedir, ne pastası ne hediyesi, pek bişeyin farkında değildi elbet. Geçen sene ise, onun için tek önemli olan, pastanın üstündeki mumları üflemesiydi. Çünkü mum üflemeyi yeni öğrenmişti ve üfleyince sönen mumlar onu çok heyecanlandırıyordu. Belki 3-4 kere pasta kestik, her birini de en az 3-4 kere yaktık yaktık beyefendi söndürdü.
 
Bu sene ise, artık doğum gününün daha çok bilincinde. Sanırım kreşte arkadaşlarının partilerini görmesi de bunda etkili oldu. Bu sene okulda bi doğumgünü partisi yaparız diye düşünüyordum ki, doğum gününe iki ay kala, okulda parti yapmayı kaldırdılar. Tamamen haklı nedenlerle tabii, bence de çok iyi oldu. Yaş gruplarına göre pek çok sınıf var ve hepsi yanyana. Birinde parti olunca diğerleri de görüyorlar doğal olarak (aynı bahçeye çıktıkları için) dolayısıyla her partide, hepsi birden pasta börek şekerleme çikolata vs yiyorlarmış. Benim çocuğuma 4 yıldır vermediğim ve öğrenmemiş olduğu için istemediği saçma sapan ne kadar şekerleme varsa, okulda düzenlenen ve yiyecekleri velilerin getirdiği bu partilerde yemiş ve öğrenmiş Ege. Eh, beklenen bir sonuçtu zaten, böyle olacağını daha doğmadan evvel biliyordum da, insan yine de sinir oluyor. Neyse işte, okul sahibi bayan da bir anne olunca, içi daha fazla elvermemiş ve lütfen bundan sonra parti yaptırmama kararımızı anlayışla karşılayınız deyince, bizim de okul partisi iptal oldu haliyle.
 
Yine üç senedir olduğu gibi bu sene de evde aile arasında kutlamış olduk Ege’nin doğum gününü. Yakın akraba çevresinden de birkaç kişiyi davet ettik yaklaşık 10 kişi ile bir parti yaptık. Genel yaşam konseptime :)) uygun olarak, yiyeceklerin hepsini biz yaptık evde, içecekleri bile ben kendim hazırladım, kola aysti ve benzerlerini sokmadık eve. Etrafı biraz balonla süsledik. Ege’ye de bir sürü oyuncak araba hediyesi geldi, aman bir mutlu oldu bir mutlu oldu. Onun için tam bir parti oldu. Zaten bir çocuk başka ne ister ki? Onlar istemiyor o şatafatlı partileri, şaşalı organizasyonları, aslında herşeyin müsebbibi biz gösteriş meraklısı anneler :) Evet çok eğlenceli ve hoş oluyor kabul ediyorum, ben de ilk doğumgününde aynı şekilde pek özenmiştim. Ne bileyim bi beybişavır dedikleri şeye falan da çok çok özenmiştim ama etrafımda bunu farkeden hiç arkadaşım olmadığı için, bu tip şeylere önem veren, bunları bilen kimse olmadığı için (arkadaşlarım ya bekar çocuksuzdu, ya da çocuklu olanlar en son 10 sene önce falan doğurdukları için gebe-bebe trendlerinden uzaklardı) benim öyle baby shower’ım, doğum odası süslerim vs olmamıştı. Zaten eşim, ilk doğumgününde öyle özendiğimi görünce, “Ege ne anlayacak bunlardan? Sen kendin için yapıyorsun herşeyi” dediğinde gayet rahat kabul edip itiraf da etmiştim, evet ne var? diye J
 
Velhasıl, mutlu anne=mutlu bebek. O yüzden ben kimseye ne parti yapıyorlar diye ne yapmıyorlar diye bişey diyemem. Ama yine de, kreşte kutlanan doğumgünlerinde, pastadan başka (ki o da yeterince çok şekerli bişey) yiyecek saçma sapan şeyler olmasa, 4 yıldır yemiyor-bilmiyor sandığım çocuğum “o-hooo bissürüüü jelibonu” okulda yemiş olmasa, herşey çok daha güzel olmaz mıydı? ;)
 

4 yorum:

  1. Nice mutlu yaşlar geçirsin sizinle..
    Maalesef benimki de kreşte tanışmıştı jelibonla..ama şükür istemiyor. Çikolataya çok zzafı var o ayrı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çook teşekkürler Aslıcım. Ege de nadiren istiyor ama o zararlı deyip almayınca çok problem çıkarmıyor neyseki.

      Sil
  2. :) Musmutlu 4. yaş dilerim! iyi ki doğurmuşsun..
    Bişi diyicem ama kızma, şekerleme konusunda sana genel olarak katılıyorum ama bence doğumgünü özel bir gün yahu, çok abartmamak kaydıyla bence yeseler beraber? Tabii Türkiye'de iki sorun var; 1. anaokulları kalabalık olabiliyor dolayısıyla çocuklar her hafta bir şeker günü yapmak zorunda kalabilir offf 2. Türk anneler işi abartıyor aşırı eker çikolata pasta üstüne börek çörek.. Halbuki mesela 1 çeşit muffin yapılsa ya da pasta gitse di mi..

    YanıtlaSil
  3. Çok teşekkürler Cereen :) Nadiren de olsa çocukların tabii ki şeker-çikolata yemelerine karşı değilim, kızmadım merak etme :) Ama kreş yöneticileri bile rahatsız olmuş düşün, "her hafta en az 2 tane doğumgünü oluyor, sadece pastayla da kalınmıyor sürekli şeker-çikolata. Biz çocuklarımızın daha sağlıklı beslenmelerini istiyoruz" dediler. İşin ilginç kısmı, bizim sınıfın watsap grubunda da benden başka destekleyen olmadı. Ama olsun yaa çocuk onlar yesinler dediler. İnanamadım! Bir keresinde de bir veli (neyseki duyarlıymış yine!) "ben çocuklara pizza yapıp getireceğim, sosis salam yedirmeyen var mı" diye sormuştu. "Ben yedirmiyorum, sosissiz yapabilirseniz sevinirim, yok olmuyorsa da bir seferlik yer napalım" demiştim. Benden başka kimse sesini çıkarmamıştı. Tamam aşırı korumacı olmanın manası yok ama Türkiyedeki sosislerin vs biliyorsun Ceren, Almanyadaki gerçek sosislerle kıyas kabul eder mi? Çocukların vücuduna durduk yere zehir sokmanın manası yok. Tabii ki 1-2 seferden bişey olmaz ama mümkünse o tatlara alışmasın istiyorum benim çocuğum.
    Not: Evde gün aşırı çikolata yiyor bu arada Ege, yani hiç vermiyor değilim. Sadece boyalı şekerleme vs vermiyorum, çikolatayı da bitter seviyor (evde sadece o olduğu için ona alıştı).

    YanıtlaSil