Lilypie Fourth Birthday tickers
Annelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Annelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ocak 2016 Pazartesi

Bir Annenin Doğuşu

"Bebeğim, ah bebeğim... asla ayrılamam ondan" Tanıdık geldi mi bu sözler? Yeni annenin, sürekli bebeğiyle ilgilenmesi, doğanın bir gereğidir. İnsanoğlunun soyu devam etsin diye genlerimize kazınmış, ilk insanlıktan beri içimizde var olan bir yeti bu. Bebeğin hayatta kalabilmesi için, yaşamsal ihtiyaçlarının karşılanması ve “yeterli” sevgiyi alması şart. 

12 Ocak 2016 Salı

Yeniyıl Dilekleri

Yeniyıl için bazı dilekler de ben hazırlamıştım. Ama yıla yine vahşet haberleriyle girdik... Yine bir sürü insan katledildi. Ölenler de öldürenler de bir zamanlar bebekti. Nasıl bu hale gelebiliyor insanlar nasıl!.......


4 Ocak 2016 Pazartesi

2015 Muhasebesi

2015 ülkemiz için, dünya için zor geçti evet, zor geçen diğer yıllar gibi. Biz sadece, bize en yakın olanı hatırlıyoruz hep. Aslında insan bulmak isteyince, her yılın zor ve kötü zamanları olur. Ben çok net hatırlıyorum çocukluğumdaki savaş dolu yılları, burnumuzun dibinde İran-Irak birbirlerine bombalar yağdırırlardı, her gece o bombalar altında uyumak zorunda kalan yaşıtım çocukları düşünürdüm yatağımda. Acaba şimdi, benim gibi yatağı olmayan çocuklar ne yapıyorlar diye. Sonra, hapishanelere düşen bir sürü masum insanı dinlerdik büyüklerimizin sohbetlerinde. Salondaki yemek masasının arkasına saklanıp, o gün hangi gazeteci öldürülmüş, “faili meçhul”e kurban gitmiş diye. Yani bütün bunlar –maalesef- hep vardı, ve çok üzgünüm ki hep de olacak. Tüm dünyada, hiç savaşsız geçen sadece 50 (toplam yani, aralıksız 50 değil, savaşsız zamanları toplayarak, yazıyla ELLİ!) yıl varmış. Dünya tarihi böyleyken, ‘savaşlar devam edecek, masum insanlar ölmeye devam edecek’ demek, pesimistlik değil, hayatı tüm gerçekleriyle kabul etmek. Tabii bu gerçek, ucu birebir bize dokunmadığı sürece kabul edilmesi daha kolay bir gerçek oluyor. Elbette Güneydoğu’da çatışırken oğlu şehit olan bir anneye bunu söyle bakalım, sana en okkalısından bir Osmanlı tokadı atmak ister de, atar mı bilinmez. Her neyse…

26 Ekim 2015 Pazartesi

Zor Çocuk, Süper Anne (mi?)

Kabul ediyorum, Ege çok çok zor bir çocuk değil. Ama kesinlikle kolay bir çocuk da değil. Hiçbir zaman olmadı, şahitlerim var :) Uyutmak da zor oldu mesela, ama kesinlikle uykusuz bir çocuk da olmadı. Yani ben bir yattım mı oh 3-4 saat kesintisiz uyku uyuyamadım ya da yatağına koyduğum gibi kendi kendine uyumadı, bazı annelerin anlattığı gibi. Ama sabahlara kadar hiç uykusuz geçirdiğim kabus geceler de bir elin parmaklarını geçmez (hastalık zamanları hariç). Ne öyle ne böyle bir çocuk anlayacağınız.

26 Ağustos 2015 Çarşamba

Ege'nin 2 Yaş Günlüğü - 5., 6. ve 7. Gün

Beşinci, altıncı ve yedinci günlerde herşey bir kaostan ibaretti. Çünkü eve yatılı misafir geldi ve hepimizin düzeni altüst oldu!

25 Ağustos 2015 Salı

Ege'nin 2 Yaş Günlüğü - 4.Gün

Ege, bu sabah beni hiç ağlamadan, el sallayarak uğurladı.

Akşam, çantamı eline aldı ve hemen bıraktı. Telefonu sormadı. Balkona yemek yemek için çıktık ama yoldan geçen arabalar bu akşam ilgisini çekmedi ve yemek yemek istemedi. Yine saçma ve hatta şu an hatırlayamadığım şeyler için ağladı.

17 Ağustos 2015 Pazartesi

Ege'nin 2 Yaş Günlüğü - 3.Gün

Bu sabah Ege beni işe el sallayarak uğurladı. Ağlamasını aşağıda apartmandan çıkarken duydum ama hemen kesildi. Demek ki ya sustu ya da çok azaldı, en azından çığlık çığlığa ağlamadı.

14 Ağustos 2015 Cuma

Ege'nin 2 Yaş Günlüğü - 2.Gün

Bugün yine telefonumu çantamın iç gözüne saklayarak girdim eve. Yine ben gelir gelmez çantam alındı, kurcalandı, telefon bulunamadı. Bu sefer, yeni aldığım Meraklı Minik dergisi bulundu (Dergi çok güzel aslında ama 3 yaş üstü çocuklar için. Yani pek çok güzel aktivitesi var, o sebeple. Ben Ege ile sadece resimlerine bakarız diye düşündüğüm için almıştım çünkü bu sayıda böcekler vardı ve Ege böcekleri çok seviyor, ilgi alanında. Süper Kurti kitabına da bayılıyor mesela, çeşit çeşit böcek resimleri var diye.)

10 Ağustos 2015 Pazartesi

Ege'nin 2 Yaş Günlüğü - 1.Gün

Ege'de son zamanlarda yaşadığımız bazı değişimler var ki, bunlara bakarak, 2 yaş sendromu denen şeyin peşimize düştüğünü -ya da belki kişiliğinin gelişme aşamalarında olduğu için bu sürecin tavırlarını sergilediğini diyelim- söylemiştim.
 

6 Ağustos 2015 Perşembe

Ege'nin 2 Yaş Günlüğü - Sendromlu döneme hoşgeldik!

Ege, emeklemeye başladığından beri çok hareketli bir çocuk. Yürümek diye bir kavram, onun hayatında yok. Emeklemekten direk olarak koşmaya geçti. O günden beri de sadece koşuyor. Evin içinde dışında her yere koşarak gidiyor. Ve neredeyse hiç durmuyor.

4 Ağustos 2015 Salı

Bebeğime Mektup - 4

Canım oğlum!

2 yaşını bitireli şurada birkaç gün oldu. İki koca yıl geçirdik seninle! Hayatımın belki de en yorgun ama en mutlu, en güzel, en doyurucu, en huzurlu iki yılıydı. İyi ki yaşıyorum dedirten iki koca yıl. İyi ki doğurmuşum dediğim binlerce dakika, milyonlarca saniye… Hayatımda yaptığım tek şey değil elbette annelik, sadece annelikle var olmuyorum, kendimi öyle görmüyorum ama yaptığım en anlamlı şey olduğu kesin. Bir insan doğurup büyütmekten daha anlamlı bir şey olabilir mi insan hayatında? Hele etrafta bunca savaş, bunca ölüm ve kötülük varken….

3 Haziran 2015 Çarşamba

Anneye evde mutluluk var mı?

Aslında günün birkaç saati (böyle şimdiki gibi 12 saati değil elbette), evden uzaklaşıp çalışmakla ilgili bir derdim yok. Hatta bayağı da iyi gelir. İsteğim arzum da o yönde zaten. Ama mesela, beni hiç ilgilendirmeyen finansal verilerle değil de, beni mutlu eden şeylerle ilgili çalışmak istiyorum ben.

10 Nisan 2015 Cuma

Anne Zamanı

Bilirsiniz, bu "annelik alemi"nde çok meşhur bir Tracy Hogg abla vardır. Ablamız, e.a.s.y. diye bir metottan bahseder kitaplarında. "Bebeği doyurcan (E:Eat), bebeyle oynıycan (A:Activity) , uyutcan (S:Sleep) ve kendine zaman ayırcan (Y:Your time)" şeklinde. Fakat pek çok yeni anne için bu "kendine zaman ayırma" kısmı gerçekçi olamaz nedense. Kocaların, anaların "bebek uyuduğunda sen de uyu ne var ki" dedikleri, uyursanız yemek dahil evde başka hiçbir işin olmadığı, onları oldurayım derseniz de uykusuzluk yorgunluk ve stresin garanti olduğu bir zaman diliminden bahsediyorum.
 

25 Mart 2015 Çarşamba

Oyunbaz Masalcı: Anne - 2

İzmir'de, öyle İstanbul gibi her an her dakika bir etkinlik olmuyor. Tabii ki pek çok küçük şehre göre daha iyidir, şimdi küçük şehirlerde yaşayanlar "e peki biz n'apalım?" demesinler, haklılar ;)
Bu yüzden bir etkinlik haberi aldığımda, şartlarım da müsaitse, katılmaya gayret ediyorum. Hele de Ege biraz büyüdüğünden beri, en azından babasının uyutabilmeye, yedirebilmeye başlamasıyla birlikte, akşam organizasyonlarına katılma şansım arttı. İşte dün gece de böyle bir etkinlik vardı: Çocuğuma Nasıl Hikaye/Masal Okumalıyım?

Oyunbaz Masalcı: Anne - 1

Anlatıyorum biliyorsunuz, Ege'ye doğum öncesinden başlayarak kitaplar alınmıştı. Neredeyse 2 aylık olduğundan beri de, kitaplarıyla iç içeyiz. İlk kelimelerim, bebeğimin ilk kelimeleri yok efendim ilk yüz kelime, sayılar, hayvanlar, renkler vesaire bir dolu resimli kitabı var. Bu kitaplardaki gerçek nesne fotoğrafları, Ege'nin ilgisini çekmeyi her zaman başarmış, hatta yolculuklarda hayat kurtarıcı olmuştur. 
 
 

11 Mart 2015 Çarşamba

Dünyanın en güzel sesi

Dünyada duyduğum en güzel ses nedir bilir misiniz? Oğlumun nefes alış verişinin sesi… Neden bilmiyorum, (aslında biliyorum da burada anmak istemiyorum, saygımdan) bebeğimin nefes sesini duyamazsam içim rahat etmiyor, her gece yada gündüz uyurken zırt pırt odasına dalıyorum, eğilip nefesini dinliyorum. Bunu defalarca yapıyorum. Sabah uyanınca ilk kontrol ettiğim şey yine bu ses. Sanki ben bakınca ne olacak ki? Allah korusun ama olacağı varsa yine olur. Kontrol edince bir şey mi değişecek? Ama işte, anne yüreği demek ki, o sesi duymayınca içim rahat etmiyor, yüreğim sıkışıyor hatta.


15 Ocak 2015 Perşembe

"Diken Üstünde Annelik Yapmayalım"

Başlıktaki bu cümle, Aylin Anne'ye ait. Aylin Anne, pek çoğunuzun tanıdığı gibi, çok yönlü bir kadın. Hem anne, hem özel bir öğretmen, hem seminerler verip anneleri, velileri yönlendiren, onlara yardım eden bir rehber, hem hurriyet.com.tr yazarı, hem blog yazarı, hem de buradan bir tüyo vereyim, şu sıralar bir kitap yazıyor. 

19 Kasım 2014 Çarşamba

Çalışan Anne Sendromu vol.4


Bazen anne-çocuk bloglarında “bebeğine en iyi anne bakar” temalı yazılar okuyorum. Kimisi bir uzmanın bir kitabından alıntılıyor, kimisi kendi durumunu kendi fikirlerini yazıp, “ona benim gibi kimse bakamazdı, o yüzden çalışmıyorum kendim bakıyorum/işimi bıraktım bebeğimi kendim büyütebilmek için” gibi laflar ediyorlar.

30 Eylül 2014 Salı

Ben mi manyaklaştım, annelik mi böyle birşey?

Hamile kalmamla birlikte bende bazı korkular peydah oldu. Daha önce aklıma bile gelmeyen şeyler. Herkeste olur mu yoksa ben mi manyaklaştım bilemedim. 

5 Eylül 2014 Cuma

Benim anneliğim

Anneliğimin bir yılı geride kaldı. Bu bir senede çok şey öğrendim, çok fazla güzel şey ve çok fazla yorucu şey yaşadım. Aslında anneliğe son 1 yılda başladım demek doğru olmaz, hamileliğimi öğrendiğim andan itibaren anne sayılırım. Çünkü herşey o zaman başladı…