10 Ağustos 2015 Pazartesi

Ege'nin 2 Yaş Günlüğü - 1.Gün

Ege'de son zamanlarda yaşadığımız bazı değişimler var ki, bunlara bakarak, 2 yaş sendromu denen şeyin peşimize düştüğünü -ya da belki kişiliğinin gelişme aşamalarında olduğu için bu sürecin tavırlarını sergilediğini diyelim- söylemiştim.
 

Bu değişimlerden hoşuma gitmeyen bazıları şöyle:
  • Her istediğini ağlayarak elde etmeye çalışması,
  • Kendini bildi bileli dokunması yasak olan şeylere nedense bu sıralarda ekstra ilgi gösterip gözümüzün içine baka baka dokunması (Televizyon ünitesinin cam kapağı gibi. Aslında onu menteşelerinden çıkarabilirdik ama ben istemedim, zaten gerçekten tehlikeli olabilecek pek çok şeyi kaldırdık ama evde ona yasak olmayacak hiçbir şey bırakmamak da bence iyi değil, bazı kurallara uymayı, hayır denilince yapmaması gerektiğini de öğrenmeli bence)
  • Geceleri yatağında uyumayı reddetmesi
  • Geceleri kendi kendine uyumayı reddetmesi
  • Youtube videolarına aşırı düşkünlüğü (Bunu biz yarattık kabul ediyorum ama çoook çok üzgünüm, şimdi aza indirmeye çalışıyorum. Gerçi hiçbir zaman bütün gün eline youtube verip de onunla oyalanmasını sağlamadık aslında her zamanki kadar video izliyor ama ne oldu ne ara oldu hiç farketmedim, SÜREKLİ olarak youtube'dan video izlemek istiyor. Dolayısıyla benim cep telefonuma aşırı bir düşkünlüğü başladı, telefonumu ortada bıraktığım anda eline alıp açmaya çalışıyor, kilitli olunca ufak çaplı sinir krizleri yaşıyoruz. Babasının bilgisayarına, adam yerinden her kalktığında koşuyor, sanki bir gözü hep babasında vs vs.)
  • Lazımlığını kullanmayı reddediyor. Yakın zamana kadar günde en az 1-2 kere kullanıyordu halbuki.
  • Her bez değişimimiz olay! Her seferinde bağlatmamak için elinden geleni yapıyor, kaçıyor, beni tekmeliyor, elini kakaya sürmeye çalışıyor, hiçbirini yapmazsa poposuna sürdüğüm kremin kapağını açıp (evet malesef kapak açmayı da öğrendi kendi kendine) kremin tadına bakıyor!
  • Ben işe giderken veya başka bir yere giderken veya evin içinde başka bir odaya giderken (hatta tuvalete girerken!!) arkamdan ağlaması ve beni bırakmak istememesi. Önceden babası onu gezmeye götüreceği zaman arkasına bile bakmadan giderdi, şimdi benim de onlarla birlikte dışarı çıkmayacağımı evde kalacağımı anlarsa keyfi kaçıyor, sürekli beni de çağırıyor hatta bazen abartıp ağlıyor.
 
Bütün bunları şikayet olarak yazmadım, yanlış anlaşılmasın. Benim için hiç bir sıkıntı yok, ben bebeğimle koyun koyuna yatmayı da, kokusunu içime çeke çeke uyumayı da, yanlış birşey yaptığında bıkmadan usanmadan onu uyarmayı hatta gerekiyorsa oturduğum yerden kalkıp gidip onun dikkatini dağıtmayı da dert etmiyorum elbette. Ama onun gelişimine etkisi olabilecek negatif şeyleri hayatından yine ona zarar vermeden, travma yaratmadan uzaklaştırmak istiyorum. Benim derdim bu. Yani kendi yatağında kesintisiz ve uzun uyusun istiyorum mesela, önceden 7'ye hatta bazen 7.30'a kadar uyuyan çocuk şimdi ben işe gidicem beni kaçıracak korkusuyla 6'da hatta 5.30'da uyanıyor. Ben işe giderken arkamdan katılırcasına ağlamasın istiyorum.
 
Neyse, okuduğum kitap, bende bu konuyla ilgili bir günlük tutma hevesi doğurdu. Aslında kitabın hiçbir yerinde günlük tutun, yaşadıklarınızı yazın falan demiyor. Ama ben, bendeki değişimleri görmek, neleri doğru neleri yanlış yapıyorum daha iyi anlamak için bunu yapmak istedim. İşte başlıyoruz:
 
Ege'nin bu tavır değişikliklerinde, benim daha çok ilgime ihtiyacı olmasının ve mevcut ilgi süremin ona yetmemesinin etkisi olabileceğini düşündüm. Bu yüzden işten gelir gelmez başka hiçbir şeyle ilgilenmeden (ilgilensem bile onu, onun istediği gibi kucağıma alarak) ve o yatana kadar başka birşey yapmayarak başlamak istedim. Bu sırada kitabın henüz ilk sayfalarını okuyordum, yani bu yaptığımın kitapla bir alakası yok. İkinci olarak ekran yasağı getirmeye çalıştım, yani mümkün olduğunca ekran karşısında geçirdiği süreyi azaltacağım. En azından ben işten geldikten sonra hiçbir şekilde ekranla bir bağı olmasın.
 
Bu sebeple, eve gelmeden önce, cep telefonumu çantamın fermuarlı iç gözüne koydum ve sesini de kıstım n'olur n'olmaz çalarsa Ege farketmesin diye. Her zamanki gibi eve gelir gelmez Ege hemen çantama saldırdı ve içindeki herşeyi boşalttı ama telefonu bulamadı ve istedi. Telefon yok, işyerinde unutmuşum dedim. Tekrar tekrar  istedi, ben yine yok, işyerimde kalmış dedim. Ağlamadan ilgisini dağıtmaya çalıştım, başarılı oldum.
 
Televizyon, bizim ailemizin gerçeği. Biz evde tv sesi olmayınca rahat edemeyen türde bir aileyiz. Kötü mü, evet kötü olabilir ama n'apalım biz de böyleyiz. Size mükemmel olduğumuzu söylemedim ki? :):) Herneyse, bu akşam televizyona eşim el koydu ve kendi dizisini izledi. Böylece Ege, Baby Tv'yi açamadı ve babasının dizisi de elbette onun ilgisini çekmediğinden tv'ye kafasını çevirip hiç bakmadı.
 
Babasının bilgisayarına yöneldiğinde youtube'dan çizgi film-şarkı videosu yerine sadece bir kere eski bir şarkı açtım (babasıyla ikisinin şarkısı) Mansur Ark'ın, adını hatırlayamadığım ama meşhur olan şarkısı. Onu da sadece dansetmek amaçlı açtım, Ege'yi kucağıma aldım ve hoplayıp dansettik, klibi izlemedik. Tabletini ise zaten vermedim. (Evet Ege'nin hediye gelen bir tableti var. Ben de arada sırada ona veriyorum, kötü anneyim ben.)
 
Bugün, eve gelmemden Ege uyuyana kadarki tüm sürede birlikteydik (yani babasıyla olduğu yarım saat dışında) ve yüzde yüz ilgim onundu. Tuvalete bile birlikte gittik. Onu küvetin içine bıraktım ve tabii banyoya girince suyla oynamadan çıkar mı? Çıkmaz :) Dilediği kadar suyla oynamasına ve ıslanmasına izin verdim çok mutlu oldu. Oyunun sonunda kendi çıkmak istedi (Bu bizde hiç olmazdı, hep su isterdi, her banyodan çıkışımız macera! Bütün apartman Ege'nin çığlıklarını dinler normalde). Üstünü değiştirdim, izin verdi çabucak giyindi.
 
Daha sonra akşam yemeğini yedirmek için balkona çıkardım. Yoldan geçen arabalar, motosikletler, uçaklar ve uçan kuşlar eşliğinde güzel bir yemek yedi. Ellerini yıkadık, o sırada diş fırçasıyla oynamak istedi ve yine sırılsıklam ıslandı. Yine üstünü değiştirdim.
 
Lazımlık denemesi yaptık, başarısız. Bezini tekrar bağladım, kakayı bezine yaptı.
 
Ben yemek yiyecekken, babasına ilgilenmesini söyledim o da pusetiyle gezmeye çıkarmak istedi. Yarım saat kadar gezdiler, sahile gitmişler ama ağlamadan mutlu mesut gülerek döndü eve (genelde dışardan eve girmek istemez ve mutlaka ağlayarak dönerdi).
 
Dışardan döner dönmez odasındaki kanepeye gittik. Özlediği kitapları çıkarmıştım, çok sevindi. İstediği kadar kitaplara baktık. Son olarak Yavru Baykuşlar'ı istedi, onu da okudum. Saat 21.15 gibi mutlu mesut yattık. Beş dakikada uyudu. Gece 01.00 gibi uyanıp yanıma geldi. Sabaha kadar birlikte uyuduk, 06.00 gibi de uyandı. Ben işe giderken el sallayarak uğurladı ve ağlamadı. Bingo!
 
Bugün kendimle çok gurur duydum! Yaşasın!
 

12 yorum:

  1. ooooo süper!!!!! :)

    kızım iki video izledi çocuğu diye kimse kötü anne olmaz, boşveeer :)

    ya ben arin yürümeye başladığından beri bezini zar zor değiştiriyorum..kaçıyo eşşek sıpası..koşarken falan değiştiriyorum, geçen gün uzanıyordu değiştireyim dedim uslu uslu durunca beceremedim bağlamayı o kadar alışmışım mobil halde bez değiştirmeye :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahhahhaaa ay çok güldüm! Mobil bez değiştiricisi :))) sizin gibiler için aktif bebek bezi çıkarmışlar şekerim neden onu denemiyosun?

      Sil
  2. Ela da birden aşırı derecede bana bağlandı demekki buda bir süreç tuvalete bile yapısık ikiz gibi gidiyoruzzzzz bezi ise durduk yere kendi attı zorlamaya hiç gerek yok vakti gelince çözümü kendileri buluyorlar bence :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok zorlamak değil de 7-8 ayliktan beri günde en az bir kez kullanıyordu lazimligini, simdilerde inat mı yapıyor başka bişey mi bilemedim. Bakıcısı da değiştiği için zorlamiyorum zaten tuvalet konusunda.

      Sil
  3. Zamanla senin sevgin sabrın anlayışınla ve baba desteğiyle herşey daha iyi olucak..
    bu aralar benimki çok huysuz.. zaman zaman tıpkı büyükler gibi huysuz dönemleri de oluyor yaş ne olursa olsun..
    http://loveandsmile.wordpress.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet yaa arada dönemleri oluyor. Ilk iki yaş içinde büyüme atakları diyorduk. Gerçi büyüme devam ettiğine göre büyüme atağı denen dönemleri de devam ediyordur herhalde. 3 4 5 kaç yaşında olurlarsa olsunlar.... Öpcük öpcük Kubi'ye :)

      Sil
  4. Pelin hiç daralma, yazdığın maddeler 2 ila 3 yaş arası çocuğu olan her anne babanın günlük hayatının bir özeti :) Dayan yani, sen yeter ki kendini kaybetme yıpranma, çığlık çığlığa ağlamaları bile bir güç denemesi, biz sabit kaldıkça, yavaş yavaş dinecek inan :) Önemli olan çocukla inatlaşmamak, kendine ve çevresine zarar vermediği sürece aslında zıtlaşmamak. Kolay gelsin hepimize..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla kolay gelsin :)
      Yok ben yipratmiyorum kendimi, dediğim gibi, benim için hiç sorun değil bu yaşananlar, ben Ege için endişe ediyorum uykusu duzensizlesti, huzursuz mutsuz ve stresli oluyor diye. Yoksa bedavadan anne baba olunmuyor, bakmayacaksak niye dogurduk dimi ;) Sevgiler!

      Sil
  5. anlıyorum ki tek istedikleri anne ilgisi... benim oğlum yeni 1 yaşına bastı. ama uzun zamandır başını bile bile yere veya koltuk kenarına hiç olmadı duvara vuruyor ve ağlıyor. işten eve gelince mecbur yemek olayı ile ilgileniyorum. o da babasıyla vakit geçiriyor ama hep aklı bende. bana gelip yapıyor bunları.
    şimdi tüm ilgimi ona vereceğim bu akşam bakalım nasıl olacak. o hareketi yapacak mı merak ettim.
    yazdıkların ve yazacakların çok işimize yarayacak. şimdiden teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de aynen sizin gibiydim. Yemekleri bir gece öncesinde hazirlayabilirseniz o uyuduktan sonra, çok faydası oluyor. Biraz yorucu ama Ege'ye daha çok vakit kalınca kendinizi daha iyi ve mutlu hissedeceksiniz ;)
      Bizim Ege, daha çok, sinirlendiginde ve dikkat çekmek istediğinde vuruyor kafasını. Onu sinirlendirmemeyi başardığım aksamlar yapmadı mesela. Ama bu dönemde ota moka sardığı için sinirlenmemesini sağlamak sadece bir şans :)

      Sil
  6. Bu anlattıkların o kadar benzer ki bizimle ve çevreden duyduklarımla. Şu gözünün içine baka baka yasak şeyleri yapma durumu sadece ilgi çekmek için ve o yasak olduğundan inadına yapmaktan delice mutlu oluyorlar. Bizde de tv sehpasına çıkma, servis kaşıklarını, kepçelerini çekmeceden alıp duvara, yere, kapıya vurma durumu vardı. Gece gündüz demeden pat pat vuruyordu ne duvar bıraktı evde ne kapı...O an ilgisini dağıtıp inatlaşmadan bıraktırmakgerekiyor, her zaman oluyor mu olmuyor sakin kalmak da güç olabiliyor ama o senin zayıf anını kolluyor ya pabuç bırakmamak lazım:)))
    Ben de evde olduğum zamanlarda tüm ilgimi ona vermeye çalışıyorum, yemek- ev işi falan yapacaksam ki genelde o uyanıkken yapmam onu da dahil etmeye çalışıyorum ya da babası ile oyun saati kitap saati yapıyorlar.
    Tv izlemesin dedim şarkıları süreli telefondan açtık, o da dediğin gibi bir süre sonra bağımlılığa dönüştü. Durmadan aynı şarkıyı izlemek istiyor. Wheels on the bus dinlemekten gına geldi. onunla yatıp kalkıyor, otobüslere ve tekerlere taktı kafayı. ben kendi telefonumdan açmıyorum, babanınki açıyor diyorum, babanın yolunu gözlüyor, baba şarkı açabilir misin diye dönüp duruyor, başlarda sınır bilmiyordu elinden alınca kanırırca ağlıyordu, şimdi şimdi hadi bu şarkı son kendin kapat ver deyince kapatıp veriyor. Ve hayali bir internet abimiz var. o abi gelip açıtığı zamanlarda şarkı açılıyor. Saçmalık biliyorum ama başka yol bırakmadı.
    Yani aslında çözüm şöyle, evet seni anlıyorum mesajı verip çaktırmadan dikkat dağıtacaksın ve kontrolün bir kısımının onda olduğu hissini yaratacaksın.
    Gece uykusunda da hikaye anlatma ve hikaye bitince uyuma veya hikaye bitince bir alarm sesi gibi uyarı sesi verip uyku zamanı geldi bak demek işe yarar mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Goncaaa, wheels on the bus'tan bana da fenalıklar geldi. Heeeerrrr versiyonunu izliyoruz sırayla. İnternet abi süpermiş bu arada :))))

      Ege de çatal kaşık takımına takıldı çok kısa bir süre, çünkü ulaşabileceği bir çekmecede duruyor. Ama ben hiiiç mi hiç ilgilenmedim, çatal kaşıkları aldı bütün eve dağıttı. Bir süre ellemedim bile, öylece durdular. Sonra o uyuyunca kaldırdım ortadan. Ertesi gün yine dağıttı, yine ilgilenmedim, saatlerce kaldı ortalıkta umursamadım. Gece o uyuyunca kaldırdım. Birkaç gün sonra baktı anne ilgi göstermiyor, sıkıldı bıraktı. Allahtan kaşıklarla mobilyalara vurmayı akıl etmedi. İnşallah nazarım değmez de şu saatten sonra akıl etmez :))))

      Kör topal gidiyoruz işte bir şekilde be Gonca! Allah yardımcımız olsun :)

      Sil