11 Temmuz 2014 Cuma

Bugünlerde...

Ege artık nerdeyse yaşını doldurdu. Aşırı hassasiyetim bir süredir azaldı. Artık ortalıkta gezecek, oyun oynayacak, keşfedecek normal bir bebek O. En mini mini hallerinden kurtuldu. Artık kendi beğenileri, kendi tepkileri var. Olaylara kendi yorumu var. İsteklerini daha güzel ifade edebiliyor. Artık herşeyi ben tahmin etmek zorunda değilim, susadığını, acıktığını, kakasının geldiğini, oyun oynamak istediğini hatta hangi oyunu/oyuncağı oynamak istediğini, gezmek, uyumak ya da yürümek istediğini çok net anlatabiliyor.

Günlerimiz genelde çok benzer geçiyor haliyle. E ben bütün gün işteyim, sabah 7’de çıkıyorum evden, akşam 18.30’da dönüyorum. Sabah genelde 6 civarında uyanıyor ve beni de uyandırıyor. Geceleri deliksiz uykularımız epeydir yalan oldu. Neden bilmiyorum. Bir ara, diş çıkarmasına bağlamıştım. Her gece, 11-12 civarında ağlayarak uyanıyor, o kadar çok ağlamaktan burnu ağzına kadar akıyor, hadi onu temizleyelim derken uykusu açılıyor ve bir daha uykuya geçmekte zorlanıyor, ancak ayağımda sallanarak uyuyabiliyordu. Sonra İzmir’in aşırı sıcakları başladı. Ağlayarak uyanmalarında saçlarını sırılsıklam bulduğum için sıcaktan uyuyamadığını düşündüm. Penceresini açınca içeri sinekler doluştu ve oğluşumun körpe etini hiç acımadan ısırdılar, bu sefer şiş, kızarıklık ve kaşıntılarla uğraştık. Sonra penceresini kapalı tuttuk ama her aklıma geldiğinde ellerimi ıslatıp uyurken bacaklarını, kollarını ıslattım, serinlettim, o şekilde uyku devamlılığı sağlamaya çalıştım. Önce işe yaradı ama ben uyuyunca gecenin 2’sinde 3’ünde yeniden uyanıyordu. Sonunda odasına klima aldık. Diş de çıkarmıyor görünürde. Ama hâlâ her gece 11-12 civarında ve/veya 3-4 civarlarında ağlayarak uyanmaya devam ediyor. Kulağını çekiştirmiyor, elini ağzına götürmüyor, burnu akmıyor, sinek ısırığı, dolayısıyla kaşıntısı yok, saçları kuru, odası serin….ama yine uyanıyor yine uyanıyor. Hem de her gece! Hem de feci ağlayarak. Bunun da bir dönem olduğunu ve geçeceğini düşünüyorum. Sabaha kadar deliksiz uyku lüksüm kısa sürdü yani a dostlar! :)


Uyandığında ne mi yapıyorum? Valla itiraf edeyim, uyku sersemi, hem hala oral dönemde diye tekrar emzirmeyi denedim gece uyanmalarında. Acaba olur mu diye bir heves. Yok olmadı. Kesinlikle memeyi almıyor artık, orası garanti. Kucağıma alıyorum hemen, sarılıyorum. Bir-iki pış pış sırtına, poposuna, hemen tekrar yatağına koyuyorum. Çok kısa bir süre. Yani toplamda 1 dakika bile kucağımda kalmamış oluyor uyandıktan sonra. Ama yatağına tekrar koyar koymaz dönüyor poposunu ve uyumaya devam ediyor. Zaten ağlarken ve ayakta yatağının kenarlarına tutunmuş halde beni çağırırken bile gözleri kapalı. Aslında uyuyor da rüya mı görüyor, bunu anlayamıyorum işte…


Sabahları bazen 5’te bazen 6’da uyanıp beni de ‘mırmır’larıyla uyandırıyor. Ben kalkıp ona günaydın diyor, gülüyor, kucağıma alıp sarılıyorum. O da bana gülüyor çok güzel ve sarılıyor. Sonra mamasını hazırlayıp biberonunu eline verip yatağına bırakıyorum, kendimi de banyoya atıyorum. Döndüğümde mamasını bitirmiş oluyor, benden de oyun istiyor son derece enerjik haliyle. Alıyorum yatağından, önce hemen lazımlık seansı. Bunu daha sonra anlatacağım, tek başına bir post olmayı hakediyor. Sonra da benim evden çıkmama 2-3 dakika kalana kadar oyun oynuyoruz ya da kitaplarına bakıyoruz. Son anda ben üstümü giyinip, onu yatağına birkaç oyuncağı ile bırakıp çıkıyorum.


Bakıcısı gelene kadar 1,5 saat babayla evde oluyorlar. Genelde ben bıraktıktan sonraki ilk yarım saat kendi kendine yatağında, ona bıraktığım oyuncaklarla, kitaplarla oynayarak ses çıkarmadan takılıyor. Sonra canı sıkılıp bağırarak babayı uyandırıyor ve birlikte takılıyorlar. Genelde biraz boğuşmaca hoş-beş’ten sonra ya bilgisayarda en sevdiği müzik kliplerini izlemece ya da baby tv’de favori çizgi filmi olan Tulli’yi ve Henry acıktı’yı izliyorlar(mış).


Bakıcısı 8.30 gibi geliyor ve bizimki kızın kucağına resmen ‘atlıyor’muş! Neyse ki çok seviyor bakıcısını. Kahvaltı yapıyor ve sonra mamasını içerek cumba yatak! Sabah uyanma saatine göre uyuduğu saat değişmekle birlikte genelde 9.30-10.30 arası uyumuş oluyor. 1,5-2 saat kadar uyuyor.


Sonra öğlen 12.00-13.00 arası (uyanma saatine göre değişiyor) öğle yemeğini yiyor. Yemekten 1-2 saat sonra meyve yiyor ara öğün olarak. 15.30 civarındaki ikinci uykusuna kadar da sürekli oyun, yürüme, oyun, koşturma, tay taylar, sıralamalar emeklemeler, yeni şeyler keşfetme, gözümüzün içine baka baka muzur bir ifade ile hayır denilen bir şeyi ağzına alma :) gibi şeylerle vakit geçiyor. Sonra yine uyku 1-1,5 saat kadar. Uyanınca kefiri var, 1 çay bardağı kadar. Yalnız kefir bağırsaklarını çok iyi çalıştırdığı için ishal olduğu zamanlarda vermiyoruz. Ben gelene kadar oyunlar aynen devam. Ben gelince kucağıma atlamaca, ve hemen yere inmeye çalışmaca: neymiş, anne onu yürütecekmiş! Bütün evi tavaf ediyoruz kaç kere… Sonra akşam yemeğini yediriyorum ve doğru sokak! Ya sahile yürüyüşe ve köpek arkadaşlarımızı görmeye gidiyoruz, ya da yakınımızdaki parklardan birine. Birazcık sallanıyor sonra hemen kaydırak istiyor. Salıncaktan çabuk sıkılıyor bu sıralar. Kaymaktan ise hiiiç sıkılmıyor (ama kaldır kaydır kaldır kaydır, benim belim kopuyor o ayrı).


Eve dönünce banyosu (eğer çok terlemişse yaptırıyorum, doktorumuz daha sık yıkamamıza izin verdi artık, egzama daha iyi durumda son zamanlarda). Ya da çok uykusu gelmişse direk üstünü değiştirip, mamasını eline verip yatağına bırakıyorum. O biberonunu tutup mamayı içerken ben odasında bekliyorum müziğini açarak. Bazen mızlıyor, uyumak istemiyor. Bazen de hemen uyuyor, belli olmuyor hiç. Gerçi yaz geldiğinden ve havalar geç kararmaya başladığından beri 7.30’da uyumuyor. 9’dan önce asla uyutamıyorum. Siyah perde almamakla hata etmişim (siz siz olun, süslü ve güzel olmalarına aldırmayın bebe perdelerinin, gidin en kalın en siyah perdeyi alın bebek odasına). Hava karardıktan sonra ancak uyuyor. Böylece ağlayarak uyanma anına kadar günümüz tamamlanmış oluyor, “my time” başlıyor. Yemekti, dinlenmeydi, varsa telefon görüşmelerim, Ege uyuduktan sonraya kalan her türlü iş. Sonra da 11 civarı sızıyorum zaten koltukta.


Haftasonu, haftaiçi bakıcısıyla yaptığı herşeyi benimle yapıyor, ama farkı, uyku aralarında bazen gezmeye bir yerlere gidiyoruz. Ege de dışarı çıkmaktan çok keyif alıyor, mutlu oluyor. Keşfedecek yeni şeyler buluyor :)


İşte son zamanlarda günlerimiz böyle geçiyor. Her anı keyif dolu. Büyüdükçe daha kolaylaşıyor her şey. Babasıyla da daha verimli zaman geçirebiliyorlar. Gittikçe daha zevkli oluyor onunla yaşamak, sadece emzir-altını değiştir-uyut üçlüsünden çıktık çoktandır, biz de keyifli vakit geçiriyoruz onunla. Şimdi yürümesini, konuşmasını ve birlikte ‘faaliyet’ yapmayı (bizim zamanımızda resim yapmak, kesmek, yapıştırmak falan denirdi direk isimleriyle, şimdi hepsine birden faaliyet yapmak diyorlar, ve ben çook seviyorum bu faaliyetleri!) dört gözle bekliyorum.

10 yorum:

  1. peliiiiiiin
    sen hep yaz
    ben de hep okuyayım :)
    maşallah ege'ye
    yoksa yrın doğumgünü müüüü
    heyoooo

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    2. :) hep yazalım, hepimiz okuyalım, büyüyünce de bebeler okusun :) çok seviyorum ben bu blogları valla.

      15 temmuz doğumgünü Ege'nin. Yengeç burcu bir küçük adam kendisi.

      Sil
  2. Yaaa çok güzel yazıyorsun.. Çok seviyorum Ege'ye dair yazdıklarını okumayı.. Doruk da bu aralar çok hareketli.. Sabah uyanır uyanmaz sokak kapısına koşuyor.. Ama havalar o kadar sıcak ki korkuyorum akşam serinliğinden önce çıkarmaya.. Uyumama durumu da devam ediyor hala.. Çok çok öpüyorum Ege'yi ve seni..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim şımardım :)
      Ya çocuklar sıcaktan mı uyumuyor dengeleri mi şaştı n'oldu bilemiyorum. Umarım duzelirler şöyle güzel güzel uyurlar :)

      Sil
  3. Diş çıkartırken uykular da bozuluyor, tekrar rayına girer merak etme, dönemsel.. Bir de benimkinde ve çevremdekilerde gözlemlediğim şu oldu, çocuk gündüz uykusunu 2 kez uyursa gece çok geç uyumak istiyor ve daha fazla uyanıyor, sana tavsiyem yavaş yavaş 1'e indir, öğlene doğru çek bu uykuyu, bak göreceksin rahatlayacak ve daha fazla uyuyacak geceleri.. Çok sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım öyle diş falan bir dönemdir biseydir de geçer. Ne güzel uyuyordu oğlum yaa... Neyse düzelecek inanıyorum ben :)
      Uykuyu ben de bir ara teke dusureyim dedim ama bizimki dayanamıyor, uykusu gelince çok asi :) 3 uykudan 2ye düşürmeye çalıştığımda da beni dinlememis kendi canı istediğinde halletmisti, belki yine öyle yapar du bakalım.

      Sil
  4. egeee uyu yavrum uyu bebeğim anan çalışıyo oğlum bak bi uyusan senin de çok hoşuna gitcek! uyu e mi tatlı oğlum! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hah söyle böyle adaş söyle. Hep böyle olumlu telkinler aynen :)

      Sil
  5. Zaman gercekten cabuk geciyor ve biz kendi ellerimizle onlari buyutuyoruz en cokta heycanlandgim nokta bu:) egeyede maşallah :) bu arada bende yeni yeni yazmaya basladim desteklerinizi beklerim tskler:)

    YanıtlaSil