2 Haziran 2015 Salı

2 Yıllık bebekli hayatımda en çok kullandıklarım

Ege iki yaşına geldi ve ben bu iki yıllık süre zarfında en çok kullandığım, en rahat ve severek kullandığım, en çok işime yarayan ürünlerin bir listesini yapmak istedim. Bunlar bence bebekli hayatta olmazsa olmazlar. Yine doğursam yine elimin altında mutlak surette bulundurmak istediklerim. Belki bazı yeni annelerin/anne adaylarının işine yarayabilir.



Yan yatırma yastığı: Adına ne desem bilemedim, sanırım böyle söyleyince tüm mağazalar anlar satın alabilirsiniz. Bebekler doğduklarından yaklaşık 4-5 aylık oluncaya kadar oldukları yerde pek dönemiyorlar, nasıl bırakırsanız öyle kalıyorlar. Dolayısıyla aynı pozisyonda uzun süre yatırmamamız gerekiyor onları. Ben her emzirdiğimde öncekinin aksi yönde yatırırdım. Sırt üstü hiç yatırmadım çünkü bebeklerin, özellikle emdikten sonra kusma ihtimalleri çok yüksek. Kustuklarında da süt boğazlarına kaçıp Allah korusun nefes almalarını engelleyebilir. Ege’ye birkaç kere olmuştu, yatırdıktan 3-5 dakika sonra bakmıştım ki, kusmuş ağzının kenarından süt akmış. Neyse ki hiçbir şey olmamış uyumaya devam ediyordu. Yan yatırmış olmam böylece içimi rahatlattı. Ayrıca kafatası kemikleri henüz sertleşmemiş, kıkırdak gibi olan miniklerin düzgün kafa yapıları olabilmesi için de sırtüstü yatmamaları gerekiyor. Yüzüstü yatmak konusunda açıklama yapmak dahi gereksiz sanki, ani bebek ölümü sendromu denilen bir şey var, mutlaka duymuşsunuzdur. Bu tip yatırma, bu olayı tetiklermiş, ben zaten hep nefessiz kalacağından korktuğum için hiç yüzü yatağa dönük yatıramamıştım. Ege bu yastıkla sanırım 6-7 ay kadar yattı. Sonra kendi kendine uykusunda dönmeye başlayınca yastığı kaldırdık.


Sling: Hamileyken sling’in ne olduğunu nasıl bir şey olduğunu, ilk Blogcuanne’de okumuş görmüştüm. Sonra da araştırdım ve pek hoşuma gitti, bundan mutlaka almalıyım dedim. Sonra da 3 çeşit sling aldım. Farklı zamanlarda tabii. Önce, Ege yazın doğacak çok sıcak olur, Wrap sling bunaltır çocuğu, diye düşünerek gittim yaz slingi (duş slingi de deniyor) aldım. Bu, yandan tek omza takılan, halka sling modeliydi. İlk 2 ay bunu kullandım çok rahat ettim(k). Ege o zamanlar daha hafifti tabii, tek omuza asıldığında omzumuzu göçertecek kadar ağır olmuyordu. Sonra ağırlaşmaya başladı, tam o sıralarda ablamın hediye ettiği Wrap slingi kullanmaya başladık. 6 aylık oluncaya kadar onu kullandık. Kullandık diyorum çünkü eşim de benimle birlikte kullandı. Eğer dışarı birlikte çıkıyorsak mutlaka eşim taşıyordu Ege’yi, ben yorulmayım diye :) Yani hiç gocunmaz öyle sling bağlıyorum falan diye. Ha, bağlama işini ben yapıyordum elbette, o beceremiyordu, ama olsun. Ege 6 aylık olup iyice palazlanınca, hareket etmeye başlayınca, Wrap sling içinde sıkılıp kıpraşmaya başlayınca, daha kolay ve pratik bir şekilde tak-çıkar yapabileceğimiz bir şey aradık. O zaman da devreye boba-air girdi. Yanımızda taşıması da çok kolay ve hafif, bir büyük cüzdan ya da küçük çanta boyutlarında oluyor katlayınca. Pusetle hareketin zor olacağını düşündüğümüz yerlerde direk bunu takıp çıkıyoruz.


Puset: Bebek arabamız Nuna Pepp marka. Ege doğduğunda almamıştık nasıl olsa sling’imiz var diye. Ege 6 ayını doldurduğunda aldık. Çok da memnunuz. O günden beri alınabilecek en iyi arabayı aldığımızı söyleyip duruyoruz eşimle. Hem hafif, hem manevra kabiliyeti çok iyi, hem 2 seviye yatıyor (biri bebeğin mayışması için olabilir veya isterseniz uyutabilirsiniz de o şekilde, diğeri de tam yatış pozisyonu, direk yatak gibi açılıyor çok iyi). Hem de eşdeğerlerine göre fiyatı uygun. Az yer kaplıyor olması da süper bir avantaj. En küçük arabaların bagajlarına bile rahatlıkla sığıyor. Bizim Ege doğduğunda arabamız Micra idi, ve baston pusetler bile sığmıyordu bagaja, düşünün! Ama bu puset sığıyordu. Tek elle açılıyor, tek elle kolaylıkla sürülebiliyor. 5 noktalı emniyet kemeri var ki ben çok dikkat ediyorum bu emniyet konularına biliyorsunuz. Önünde barı yok ama Ege için de bizim için de bir sorun teşkil etmedi bu durum. Ne işe yarar o bar, zaten hiç bilmiyorum. Koruma amaçlı ise, bence son derece eksik çünkü o barın üzerinden aşağıya yarı beline kadar sarkan o kadar çok bebek görüyorum ki! Bir keresinde sokakta gördüğüm bir anne, arkasına bakarken bebeği aşağı inmek istediği için aşırı sarkmış düşmek üzereydi, anne son anda farketti! Yani aldığınız pusette ön bar olsa bile mutlaka çocuğunuzun emniyet kemerini bağlayın. Çocuk bu, ne yapacağı belli olmaz. Konuya dönersek, bu pusette emniyet kemeri güzel. Birkaç da negatif yönünden bahsedeyim, sonuçta ben bu markanın pazarlamacısı falan değilim, sadece kullanım tecrübelerimi paylaşıyorum. Efendim, eğer pusetin çok büyük bir sepeti olsun, kocaman bakım çantası dahil herşey sığsın istiyorsanız, bu puset size göre değil. Sepeti var ama biraz küçük. Gerçi biz yine de pek çok şey sığdırabiliyoruz, Ege’nin yedek kıyafetleri, bez/ıslak mendil, su için biberon, oyuncaklar, hatta bazen alışverişe gittiğimizde 1 poşet dolusu market alışverişini sığdırabiliyoruz. Aslında arabayı gidip mağazada görmenizde fayda var. İkinci olarak, dik oturma ve birinci derece yatırma pozisyonlarında tentesi yeterli geliyor ama tam yatırma pozisyonunda, eğer güneş varsa ve tenteyi tamamen kapatmak istiyorsanız, maalesef buna yetmiyor ve yarıda kalıyor tente. Tepesine bir ince battaniye örterek Ege’nin yüzüne güneş gelmesini engelleyebiliyorum ancak. Bunlar da negatif yönleri. Tercih meselesi ama ben Türkiye’nin dehşet kaldırımlarında kolayca kullanabilmeyi, gerek olduğunda tek elle rahatça kullanabilmeyi, kolayca açıp kapatabilmeyi ve kapanınca az yer kaplamasını tercih ediyorum. O yüzden bu negatif yönleri bana batmıyor.


Park yatak: Bizimki Kraft marka, çok kullanışlı, benzerlerine göre biraz daha büyük bir yatak. Hala onu kullanıyoruz dersem, yeterli olur mu acaba? Annemlerin yazlığına giderken de yanımıza alıyoruz çook rahat ediyoruz. Hem de Ege alıştığı yatağında yattığı için daha kolay uyuyor. Park yatakların güzelliği, hem hafif, evin içinde bile istediğiniz zaman istediğiniz yere taşıyabiliyorsunuz, hem de ev dışına rahatça (şahsi aracınız varsa) taşıyabiliyorsunuz. Ayrıca ucuz. Yani o kocaman mobilyalardan hem daha kullanışlı hem de çok daha ekonomik. En azından 2 yaşına kadar çok rahatlıkla mobilya almadan kullanabilirsiniz. Biz öyle yapıyoruz. Ege de sığdığı müddetçe yatmaya devam edecek çünkü birazcık daha büyüyünce, o bebeksi mobilyalardan hiç almadan, direk çocuk odası alacağız. Böylece kendi zevkine göre (ne bileyim belki arabalı, belki kuş motifli veya başka sevdiği bir şey) yatağı olacak, daha severek yatacak :)


Mama sandalyesi: Gittik Ikea’dan en basit, çoğu restoranda bile bulunan en klasik ve ucuz mama sandalyesini aldık geldik. Çok da iyi yaptık. Bu kadar memnun olacağımızı tahmin etmezdim. Ne gerek var uzay üssü gibi şeyler almaya bilmiyorum. Hem de onca para…. İnanın, yemeyen çocuğa hiçbir afilli mama sandalyesi yemek yedirmeyi başaramaz. Öyle bir sihir hiç birinde yok :) Şimdi bu bebek milleti, ister ara sıra ister sık sık olsun, kusar. Kusunca da o güzelim mama sandalyesi yüzüne bakılmayacak hale gelir. Ikea’nın bu basit sandalyesini o haliyle alır banyoya götürür ve duş başlığıyla iki dakikada yıkarsınız, mis gibi olur. Kurular, bebeğinizi tekrar oturtur ve kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.


Oto koltuğu/Ana kucağı: Aslında bu iki eşyayı aynı başlıkta değerlendirmemek lazım ama ana kucağı aynı zamanda oto koltuğu olarak da kullanıldığı için böyle yazdım. Açıkçası ben ana kucağı almadım/kullanmadım. Ben gereksiz buluyorum. Ege doğduğu günden bu yana aracımızda oto koltuğu kullanıyor. Yenidoğan minderi denilen bir aparatla, koltuğu hem her iki yanından ve bacaklardan hem de kafa kısmından destekleyerek, yenidoğan bebeklerin de koltuğa rahatça ve zarar görmeden oturmaları sağlanabilir. Hatta oto koltukları yatırılan cinsinden satın alınırsa (ben öyle yaptım ve bu yenidoğan minderini de birlikte hediye veriyorlar zaten) koltuk yatık vaziyette rahatça kullanabilirsiniz. Böylece sadece 3-5 ay kullanılıp sonra bebek sığmayacağı için kenara kaldırılacak bir ana kucağına dünyanın parasını vermemiş olursunuz. Benim oto koltuğu alırken olmasını istediğim özelliklerin başında, bilhassa ters bağlanabiliyor olması geliyordu. Çünkü kat-i suretle bebeklerin en azından 1 yaşına kadar ters yöne bakacak şekilde oturtulmaları gerekiyor. Bebeklerin boyun kasları yetişkinlere göre çok daha zayıf olduğundan, ani bir çarpma anında boyunları hızla öne savrulursa hiç istenmedik kazalara yol açabiliyormuş. Ayrıca yandan çarpmalarda da ters şekilde oturması daha güvenli oluyormuş. Bu işin esası, Avrupa’nın bazı ülkelerinde zorunlu olarak uygulandığı gibi, 4 yaşına kadar ters yöne bakacak şekilde oturtulmalarıymış. Fakat ben her ne kadar bu kuralı benimsemiş ve içselleştirmiş olsam da, Ege’yi ancak 2 yaşına kadar bu şekilde oturtabildim. Çünkü (satın alırken bu özelliğe dikkat etmemişim, sadece 1 yaşına kadar ters oturtulur sandığım için ona göre bir koltuk almışım) Ege’nin bacakları artık sığmamaya başladı. Bacaklarını bükerek bağdaş kurar gibi oturmaya ve rahatsız olmaya başlayınca mecburen koltuğu çevirmek zorunda kaldık. Koltuğunun ters olması, hem güvenlik açısından benim içimin daha rahat olmasını sağlıyordu, hem de ben de onun yanına oturduğum için yüzyüze bakarak seyahat ediyor, birlikte gülüşüp oynaşabiliyor, vakit geçirebiliyorduk. Yemek de yedirebiliyordum. Düz seyahat, bu aktivitelerimizi biraz kısıtladı doğrusu. Hele yiyecek kesinlikle yediremiyorum, tersime geliyor (hem ben emniyet kemeriyle bağlıyım hem çocuk ters duruyor, nasıl yedireyim?) Ha bir de, terleme konusu var. Evet Ege de oto koltuğunda çok terliyor. Ama ayrı bir battaniye veya başka bir şey kullanmıyorum. Camı açıyoruz, ya da klimayı. Çünkü zaten bu koltukların yanmaz kumaştan yapılmalarının bir sebebi var değil mi? Neden üstüne pamuklu kumaş koyarak tehlikeye atalım ki? Ege’nin koltuğu Chicco Eletta, 0-18 kg bebekler için. Ben bunu 4 yaşına kadar rahatça kullanırız sanıyordum, nereden bileyim biraz uzun bir bebeğim olacağını? ;) Ege’ye şimdiden tam geliyor koltuk, seneye muhtemelen küçük kalacak, hem boy hem kilo itibariyle. Sanırım seneye 3 yaşında kreşe başlarken koltuğu yenileyeceğiz. Şimdilik Kiddy almayı düşünüyorum, zamanı gelince tekrar değerlendireceğim.


Başka konular aklıma gelirse ve sizlerin merak ettikleriniz olursa, yazıyı güncelleyerek devam edebilirim. Şimdilik ana başlıklarımız bu kadar. Gebelere iyi alışverişler, annelere de rahat kullanımlı güzel günler dilerim :)



8 yorum:

  1. Pelincim, hemen bir hatırlatma yapayım, iyi niyetle yazmışsın ama tam araştırmamışsın. Bu yan yatırma konusu çok muğlak bir konu, mesela burada KESİNLİKLE yan ve yüz üstü yatırılmıyor ve MUTLAKA sırt üstü yatırılıyor çocuklar ve nedeni de aynı senin dediğin gibi kusarsa boğulma riski yan ve yüzüstü pozisyonlarda çok daha fazla! diyorlar. Bu konuda çok hassaslar yani.. Bizimkiler çok şükür büyüdü ama bu konuyu bir araştır ikinci bebekten önce derim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hmm yani sırt üstü yatarken kusarsa genzine kaçmaz mı diyorlar? İlginç ama arastiracagim elbette. Benim ablam da doktor, o da bebeğini o şekilde büyütmüştü ben de ondan feyz almıştım :) Ama tabii konunun uzmanlarına bakmak lazım nr diyorlar. Sağol uyarı için.

      Sil
    2. Canım bizim doktorlar (annem babam) da aynen senin ve ablanın dediğin gibi düşünüyorlardı hatta ben de doğurana dek bu şekilde düşünüyordum ama buradaki doktorlar ebeler falan kesinlikle sırtüstü başka türlü olmaz diyorlar :) Kusmaların altında yatan nedenin de zaten bu yatırma pozisyonu olduğunu, sırtüstü yatan bebeğin normal şartlarda kusmayacağını söylüyorlar. Tabii yatarken emip sonra geğirirken fazla sütü dışarı atan bebek ya da reflülü bebek sorunu var, onda da gazını çıkarttıktan sonra sırt üstü yatağına bırakın diyorlar. Reflülü bebekte ama durum farklı, bu bebekler başları ayaklarından biraz yüksek olacak şekilde sırt üstü yatırılıyorlar. Bana öğretilen bu, o nedenle yazayım dedim :)

      Sil
    3. Sırt üstü yatırma konusunda bildiklerim alt üst oldu, ben de Pelin gibi biliyordum, özellikle yastık almadım, evdeki yastıklarla falan destek yapmıştım. Mantığa da ters olmuyor mu? Kuzunca boğaza kaçmasın diye sırt üstü yatırmak? İlk yardımda da kusmalarda boğulma riski için yan yatırınız diye öğretilir.

      Sil
  2. ay şu slingi bi ben kullanamadım ya! neyse zaten adam 15 kg oldu nerdeyse hiiç işim olmaz artık ayrıca puset bana hep daha kolay geliyor :)
    araba koltuğu römer aldık biz 9 aydan sonra..gayet memnunuz..rahat ve geniş..yani rahattır herhalde arin'in sesi çıkmadığına göre yoksa benim oturmuşluğum yok :) ama ben arabada yemek yedirmeye çalışmadım hiç pelin yaa..hani ani frende falan boğazına falan kaçar diye korktum..en fazla biberonla süt ya da su..ya da çok çok zordaysam (uzun yolda falansak ve duracak yer yoksa ve arin tutturursa) muz gibi yumuşak şeyler..
    mama sandalyesi olarak da tabii ki ikea evimizin herşeyi! :)
    öperim ege'mi de seni de! :)

    YanıtlaSil
  3. Hahahaaa adaş yaa komiksin :)) ♥ seni o koltukta düşünemedim :))
    Yemek meselesi, senin de dediğin gibi muz, yoğurt falan. O kadar. Yemek dediğime bakma ;) yanlış ifade etmişim.

    YanıtlaSil
  4. Faydalı bir yazı olmuş, emeğine sağlık. Sling benim kullanmadığım bir şey, arkadaşım kendi yaptığı slingi vermişti ama kalın gelmişti 1-2 kez kullanmış geri vermiştim. Belki uygun kumaştan olsa rahat kullanırdık bilemiyorum, bunun dışında bebekle gezmek gerektiğinde eşyalarını arabada taşımak daha kolay geliyordu. İki çocuklu anneler slingle çok rahat ediyorlarmış, biri bağlıyken diğeriyle ilgilenebiliyorlar ve bazı küçük ev işlerini halledebiliyorlarmış. Ben ikincide kullanmayı düşünüyorum, bedene yükü eşit dağıtması açısından ilk aylarda wrap sling daha uygun sanırım, sen ne dersin?
    Nunanın oto koltuğunu kullanmıştım, ve seninle aynı düşünüyor olmak güzel: çocuklar ters oturmalı. Eşimi bile bu konuda zor ikna ettim, ama ters koltuk aldık, hala ters gidiyor. Hatta ufak bir kaza atlattık, kendim de görmüş oldum farkı. Sanırım biz de 4 yaşa kadar kullanamayız boy yüzünden ama Cybex Sirona'nın ayak mesafesi bizi biraz daha idare eder.
    Öperim sizi analı oğullu:)

    YanıtlaSil
  5. İyi günler,

    Bebek koltuğu alırken en önemli 4 kriter, sırası ile, güvenlik, fonksiyonellik, temizleme kolaylığı ve kumaşta kullanılan malzemenin bebek dostu olup olmadığıdır.

    Güvenlik kriterinin en önemli göstergesi ise marka ve koltuk modelinin ADAC, Stiftung Warrentest, Autobild, TCS, OAMTC gibi bağımsız kuruluşların yaptıkları testlerdir.

    Bahsi geçen markaların test sonuçlarını incelemeden oto koltuğu almamanızı tavsiye ederiz.

    Opera Istanbul

    info@operaistanbul.com
    instagram: operaistanbul

    YanıtlaSil