13 Ekim 2014 Pazartesi

Ege'nin hayvan arkadaşları

Ege hayvanları çok seviyor. Her bebek gibi. Bebekler, korku duygusu olmadan doğuyorlar. Korku, sonradan öğrenilen bir duygu. Ülkeye, yöreye, içinde yaşanılan ortama, bazen arkadaşlara ve en önemlisi aileye göre değişebiliyor korkular.

Genelde bir evde anne ya da baba nelerden korkarsa çocuklar da ondan korkuyorlar. Mesela, karanlıktan korkmasın diye bebeğin odasına güçlü gece lambaları takılırsa, bebek ışıkta uyumaya alışacak ve bir süre sonra, bilinç kazanmaya başladığında ışıksız ortam onu rahatsız ederek ağlamasına sebep olacak. Tabii ki zifiri karanlıkta hiçbir şey göremezse, nerede olduğunu anlayamazsa bebek ağlayabilir, bu sizi çağırmak içindir. Ama ışık bile denemeyecek çok loş bir ışık (mesela sokak lambalarının ışığı -ki onu engellememiz zaten çok zor, ancak pencereye siyah çuha falan germek lazım belki de- ya da bizde olduğu gibi klimanın minik led ışığı) olabilir odasında ve gece uyanırsa nerede olduğunu anlamasına yetecektir.

Anne ya da baba hayvanlardan korkarsa, bunu ister bilerek ister bilmeden bebeğine öğretebilir. Kedi köpek sokakta veya bir yakının evinde yaklaştığında bebeği geri çekmek, uzak tutmak, korktuğunu belli etmek, belki de kaçmak, hayvanın ses çıkarmasında ani ve büyük tepkiler vermek, zamanla ona da o hayvandan korkmayı öğretecektir.

Ben hayvanları genel olarak severim. Ama tüylü hayvanlara karşı alerjim var. o yüzden çok fazla haşır neşir olamıyorum. Ayrıca kedi ve köpek gibi hayvanların beni yalamasından da pek hazzetmem. Ama kesinlikle hayvanlardan korkmam ve Ege'nin de korkarak büyümesini istemiyorum. Aslında Ege'nin (yaşı gelince bazı şeylerden kendiliğinden korkmaya başlayacakmış -ölüm korkusu gibi, sanırım 5 yaş civarında-, o zamana kadar bunu benden öğrenmesin) hiçbir saçma şeye korku duymasını istemiyorum.

Bebekliğinden beri Ege'yi sık sık dışarı gezmeye çıkartıyoruz, en çok da sahile gidiyoruz. Orada çok sayıda evcil köpek oluyor, tam da bizim çıktığımız saatlerde. Ege de köpeklere bayılıyor, yanlarına gidince sevinçten havalara uçuyor. Hele de köpekler havlayınca bizimki keyiften dört köşe oluyor, kahkahalar çığlıklara karışıyor. Dilleri dışarda Ege'ye yaklaşınca bizimki elini hayvanın ağzına sokmaya çalışıyor! Ege'nin ayaklarını dizlerini yalayınca ise kahkahadan nefesi kesiliyor.

Son zamanlarda da kedilere ve kuşlara özel ilgi göstermeye başladı. Kedilerin miyavlaması, kendilerini yalamaları gerinmeleri Ege'yi çok güldürüyor. Tabii onlara fazla yaklaşmalarına farkettirmeden izin vermemeye çalışıyorum çünkü sokak kedilerinde türlü hastalıklar olabilir ve kediler köpekler gibi değil, fazla yaklaşınca tırmalayabilirler, ondan sonra hem Ege kedilerden korkabilir -ki hiç istemem bunu-, hem de hastane, aşı peşinde koşmamız gerekir, ki tatsız süreçler.

Kuşlar ise yakın iletişimin doğal olarak pek mümkün olmadığı hayvanlar. Biraz yaklaşınca uçuveriyorlar. Sahilde en çok güvercinler, martılar, kumrular ve kargalar oluyor. Ege hepsine de bayılıyor. Bir ara babası acaba eve kanarya falan mı alsak diyordu. Bir gün Ege'yi bir pet shop'a götürdüm. Orada kafesteki küçük kuşları gösterdim ama Ege hiiç mi hiç ilgilenmedi. Kafasını çevirdi ve sanki o minik kuşlar yokmuş gibi davrandı. Bir kere bile "kuş" demediği gibi hiç heyecan belirtisi de göstermeyince, Ege için eve kuş alma fikri yattı.

Eve köpek alamayınca (alerjimden ötürü ve bakma işi bana kalacağından, kendime bile zar zor zaman buluyorum bir de köpeğe bakmakla uğraşamam doğrusu!) Ege'ye geçen gün İkea'da görüp çok sevdiğimiz bu oyuncağı aldık. Almak zorunda kaldık desek de olur :) Ege öyle çok sevdi, öyle çok gülüp heyecanlandı ki, bize de almak düştü! Ama gerçekten çok güzel, öyle değil mi?

 

8 yorum:

  1. Ay piiiis, ay ısırırrrr, ay ay ay.. Bizim toplumda ne çok çocuk bunlarla büyüyor, korkuyor ve nefret ediyor hayvancıklardan. Çok iyi birşey yapıyorsun, hayvan sevmeyen insan da sevemez bence.. Ayrıca hayvanlar çok iyi bilir kimden zarar gelip kimden gelmeyeceğini di mi ama? Bol sevgili günler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle evet! Bazı köpekler bana havlıyor ama Ege'ye hiç ses çıkarmıyorlar. Ben kuyruğuna dokunsam hırlayan köpek, Ege kuyruğunu çekiştirse bile öylece bekliyor. Hiç sesini çıkarmadan. Çok ilginç :) Biz de korkusuzca yaklaştırıyoruz Ege'yi köpeklere. Nasıl olsa hepsi evcil, aşıları tam. Bir hastalık bulaşma riski yok. Ege de eğleniyor. Neden uzak tutalım ki?

      Sil
  2. Aaaa ne güzel bir haber bu. Lokum'u hemen size gönderelim biz :)) Hayvanları seven ve onlarla iyi anlaşan çocuklar bence duygusal zekası yüksek çocuklar oluyor :) Ege'ye bir balık ya da kuş alsanız ya :)

    YanıtlaSil
  3. Balığı fanustan çıkarıp yemek isteyebilir :)))))
    Tüylü hayvanlara da benim alerjim var bir, ikincisi, instagram'da da söylediğim gibi bir ekstra sorumluluk daha almak istemiyorum. Yeterince yük var üzerimde zaten. Benim bey biraz tembeldir de, o işin de 1-2 hafta sonra sonsuza dek (hayvanın ömrü boyunca) üzerime kalacağı garanti. O yüzden risk almıyorum ben :) Dedesine kuş alacağız, gittiğimizde onda sever kuşu da n'apalım. Halasında da köpek var işte. Yeter :)

    YanıtlaSil
  4. köpekten korkan kediden tırsan biriyim ve kızlarım da hayvanları tanımaya ve sevmeye başladılar. korkmalarını yeğeleyebilirim sanırım bu konuda, halbuki hiç bir şeyden de korkmamalarını istiyorum... vıcık vıcık olmadan uzaktan sevemezler mi acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii ki vıcık vıcık olmadan uzaktan sevmelerini de -çaktırmadan- sağlayabilirsin. Mesela ben, Ege köpeklerin ağzına elini sokmak istediğinde -ki bunu sık sık yapıyor, dillerini tutmak istiyor, merak ediyor, komiğine gidiyor-, köpeğin sahibini uyararak yapıyorum. Bizimkini tutamıyorum, siz köpeğinize engel olurmusunuz diyorum sevimli bir şekilde (itici olmamak lazım tabii). Anlayışla karşılıyorlar, "tabii ki, o daha bebek, salyası bulaşmasın" diyorlar. Kimse de "siz benim köpeğime pis mi demek istiyorsunuz!" demedi mesela :) Onu idare edebilirsin gibime geliyor Gülin.

      Sil
  5. aslan ege'mm benimm :) adaş biliyo musun ben hiçbir hayvandan korkmam..sürüngen bi gıcık hayvan dışında..ama gerçekten hiç bi hayvandan korkmam..amaaa.....sevmem de pek hayvanları..yani yavru kedi köpek falan neyse şekerler ama öle ah canım olamıyorum..he hiçbiri zarar görmesin yeter..umarım arin korkusuzluk konusunda bana çeker..ama sevsin o hayvanları çok sevsin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben eskiden sokakta gördüğüm hayvanları "ayyy ne şiriiiiğğnn" diye severdim ama dokunmadan (malum pirelidir bişeydir neyime gerek) ama oğlum doğdu doğalı hiç o kadar da "şiriiiğğğn" gelmiyorlar bana :) Yani seviyorum tamam eyvallah, ama o kadar. Tamam elbette hiçbir hayvanın yaşama hakkı alınmasın, vicdanlı bir şekilde her canlının yaşamasına olanak tanınsın falan ama bence hiçbir hayvan insan öte ve önde değildir. Benim görüşüm bu. 5 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz edilirken, bir ineğe tecavüz edildi diye sokaklara dökülemem. Bence her zaman her şartta çocuk ve insan hakları önce geliyor, üzgünüm...sonra hayvan hakları. (Ama dediğim gibi yanlış anlaşılmasın, insanların keyfi istiyor diye hayvanlara eziyet edilmesini savunmuyorum. Sadece savunmak için önceliğim çocuk-insan-hayvan hakları diye devam ediyor.)

      Sil