25 Şubat 2015 Çarşamba

Ege 19 aylık

Ege bu ay 19 aylık oldu. 24 ayını tamamlayıncaya kadar her ayki gelişimini yazmak istiyorum. Sonra artık bence bebeklikten çocukluğa terfi edecek ve gelişim hızı eskisi gibi büyük olmayacak, sıçramalı gelişme göstermeyecek. O yüzden gelişimini aylık takip etmeye gerek kalmayacak.

Bu ayın en büyük gelişimi bence dil gelişimi oldu. Pek çok kelimeyi artık daha rahat söyleyebildiği gibi, hem bizim söylediklerimizi daha rahat ve daha fazla anlayabilmeye başladı, hem de öyle böyle kendini daha iyi ifade edebilmeye başladı.
 
Memo ve Ay kitabından
Akşamları yatmadan önce babayla yaptıkları, "youtube'dan çocuk şarkıları izlemece" rutini ve benimle de kitap okuma (kitap bakma diyebiliriz daha çok) rutininden çok şey öğrendiğini düşünüyorum. Bu ay söylemeyi en sevdiği kelime, hiç şüphesiz aydede. Memo ve Ay kitabını almıştım, tam zamanında almışım. Her akşam bu kitaba bakıyoruz ve her sayfadaki ay resimlerine çıldırıyor. Her seferinde o minicik parmağıyla ayı gösterip "aaaaaydideeee" diye bağırıyor. Çok mutlu oluyor aydede görünce. 

Bu ay bir de sayılara taktı kafayı. Sürekli rakamları gösterip "ne? ne?" diye soruyor ve bize söyletiyor. İlk olarak, denizin altında kitabıyla başladı bu merak. Orada her sayfada rakamlar var ve 1'den 8'e kadar hepsini oradan öğrendi. Biz sorunca hepsini gösterebiliyor. Daha sonra ise, babasıyla izledikleri youtube kliplerinden birinde tren, her vagonunda 1'den 20'ye kadar bir sayı taşıyor. Onu izlemeye bayılıyor ve her bir sayıyı tek tek soruyor. Bir de benim aylar önce unnado'nun bir kampanyasından alıp, ağıza atılabilecek kadar küçük olduğu için Ege'ye vermeyip sakladığım ahşap rakamlar oyuncağı var. Yeni yeni onu ortaya çıkardım ve onlarla oynamaya bayılıyor. "sısıııığ", "bidibidi", "ekhııııııı", "cüüü" sırasıyla söyleyebiliyor ve bir de altı diyebiliyor. Ama orada hatlar karışmış sanırım bir şekilde, yediye altı diyor ısrarla. Ama o kadar güzel söylüyor ki, tatlılığı, hatanın önüne geçiyor. Elbet ilerde öğrenecek, varsın şimdi yediye altı desin :)

Bir de kendine özgü kelimeleri, ifadeleri var. Tabii biz anlayamıyoruz ne anlama geldiklerini ama Ege çok eğleniyor söylerken. 1 yaş civarındayken, "babababababa dissss" derdi. Ne zaman biz "Egee, baba baba" desek, hemen o da "disssss" diye tamamlardı konuşmayı, gülerdi. Ne demekse artık. Epeydir onu unuttu biz söylesek bile boş boş yüzümüze bakıyor. Son zamanların favorisi, "çiçiçiçiçi pa!" Biz "çi çi" dersek hemen heyecanla dönüp "paaa!" diye bağırıyor :) Bu hecelerden öğrendiğiyle, çiçeğe "çiçi" diyor, bir de Ali Baba'nın çiftliğindeki çiftçiye de heyecanla "çiçiiiğ" diyor :)

Katı gıdaya geçememiştik bir türlü biliyorsunuz. Her başlama anında bir şey oluyor. Bu sefer de el ayak ağız hastalığı ile devrildik. Doktorumuz bizzat, "herşeyi blender'layıp vereceksiniz, çorba vereceksiniz, sadece sıvı gıda vereceksiniz" vs dediği için, eh adamın bir bildiği vardır çocuğu da zorlamanın anlamı yok diyerek yine blender'a devam ettik :( Bu ay katı yediği tek şey, hasta olmadan önce kendi kendine yediği spagetti. Neden bütün çocuklar makarnaya bayılırlar acaba? :) Yaladı yuttu spagettileri. Hiç de öğürmeden hem de. Eee, kendi kendine, istediği, sevdiği bir şeyi yiyince böyle oluyor işte. 

Haa, bir de bu ayın favori yiyeceği Ege için kuru incirdi. Öyle çok çok yiyebilmişliği yok. Dörtte bir inciri verdik eline, yarım saatte ancak kemire kemire yiyebildi hep. Ama her gün de istiyor, veriyoruz. Aa bir de kuruyemişlere başladı bizim oğlan. Bak düşününce çıkıyor, yine epey bişey yemiş değil mi? Babasından görüp, o ne yiyorsa ondan istiyor. Kendini babasıyla bir görüyor :) Ne oluyorsa ondan oluyor zaten. Bu sayede kendi kendine kemire kemire ceviz ve yer fıstığı yemeye başladı.

Bu ay bir azı dişini daha çıkardı, sağ alt. Böylece toplamda 10 dişe kavuştuk.

İşte on dokuzuncu ayımız da böyle geçti. El ayak ağız hastalığı bitince de tam atlattık demişken soğuk algınlığına yakalandı. Ondan da bana geçti, sonra da babaya falan. Bu ay biraz hastalıklarla boğuştuk. Neyse, hepsinin bağışıklığına etkisi olacak diye umuyorum.

4 yorum:

  1. arin de saymaya basladi..biii kiii ujjj doooot bi de dokkzz :) bi de makarnayi sevmedi genelin aksine! istah yerlerde zaten sadece tatli seyleri yiyo yaaa... :( bi de sesleri taklit etmeye basladi..hatta gecen aksam ornek bi anne olarak (!) ulen hirbo uyu cabuk dedim aninda hiiibooo dedi! :s ay ben bunlari kendi blogum yerine sana yaziyom komk oldu! :)

    ege'mmmmm canparem yerim seni izmirli oglum! ♡

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaa süper! Çok tatlı yaa :))) Yalnız iştahının azalmasına üzüldüm, yazsana nedir olay? Merak ettim.

      Sil
  2. Sağlıkla katı gıdaya da geçersiniz inşallah.. bahar gelsin hastalıklar geride kalsın..

    YanıtlaSil