11 Mart 2014 Salı

Çalışan Anne Sendromu-2

Gerçekten çalışan anne olmak çok zormuş. Hele de benim koşullarımda. Gerçi biliyorum, benden çok çok daha zor koşullarda çalışan anneler var. Ama yine de herkes kendi çektiğini bilirmiş.

Sabah Ege’den önce uyanıp onun öğlen yemeğinin temelini hazırlıyorum. Pişirmeye hazır hale getirip bırakıyorum bakıcıya. Kahvaltısını bakıcı hazırlıyor Allahtan. Kendime kahvaltı hazırlıyorum. Akşamdan kalan ufak tefek işleri hallediyorum. Sonra Ege uyanıyor, onu emziriyorum. Giyinip çıkıyorum. Daha önce bir kez üzerime kusuverdi, servise geç kalmayım diye koştura koştura kıyafet değişmekle uğraştım. O yüzden artık emzirip sevdikten oynaştıktan sonra üzerimi giyiyorum. 

İşte koştur koştur, kimseyle beş dakikaya muhabbet etmeye vakit yok, çünkü her “mola” hakkımı sabah bir kez öğleden sonra bir kez süt sağmaya gitmek için saklıyorum. Bir de öğlen aralarında bile, yemekten sonra koşa koşa gelip yine süt sağmaya gidiyorum. Bütün iş harici vaktim süt odasında geçiyor.

Allahtan şirkette, yönetim katında kullanılmayan bir oda var. Mobilyalı, rahat koltukları var. Yönetim katında olduğu için de sürekli temizleniyor. Süt sağmaya oraya gidiyorum. Çay ocağında da hep kadınlar çalıştığı için sağdığım sütleri içini göstermeyen bir poşetle onların buzdolabına koyuyorum, kimse bir şey demiyor. Bu konuda şanslıyım.

Eve geliyorum akşam 18.40 gibi. Ege’yle hasret gideriyoruz. O dakikadan itibaren yatana kadar hep kucağımda. Bol bol öpüyorum kokluyorum. Bir yandan eğer yiyecek bir şey yoksa bişeyler hazırlamaya çalışıyorum. Hazırda varsa (ki pek nadir hazırda bir şey oluyor) bir yandan Ege’yle oynarken bir yandan yemek yiyorum. Ege’yi 19.30 gibi emzirip uyutmak üzere odasına geçiyorum. Dalması biraz uzun sürüyor, o yüzden iyice dalmadan yatağına bırakamıyorum. Eskiden o emerken ben bilgisayarda yazı yazabiliyor, internette gezinebiliyordum. Şimdi dikkati dağılıyor, büyüdü ya artık, bilgisayardı, telefondu gibi şeyler ilgisini çekiyor. Eline, ağzına almak istiyor. O yüzden emzirirken de bir şey yapamıyorum. Sonra 20.15 gibi onu yatırıp yemek yemediysem yemek yiyorum. Pompaları, biberonları yıka, sterilize et, yarına ekmek, yoğurt yap (bir gün ekmek, bir gün yoğurt yapıyorum, ikisini de iki gün yetecek kadar yapıyorum ki hergün hergün uğraşmayım), yemek yap, bulaşıkları topla, çamaşır yıka as, kuruyanları topla…Gece yatmadan Ege uyanırsa onu emzir, uyanmazsa sütünü sağ, yine pompaları yıka. 

Herşey bittiğinde haşatım çıkmış vaziyette koltukta ya da gidebildiysem yatakta resmen “sızıyorum”. Şikayet ettiğimden değil, yine olsa yine doğururdum, yine anne olmak isterdim. Ama annelik zor vesselam.

14 yorum:

  1. Baba ne yapıyor :( Biraz ona iş yık şekerim, olmaz böyle, hayat müşterek.. Umarım düzelir koşulların, zor gerçekten çok zor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ege'yi uyutma konusunda kesinlikle anlaşamıyoruz. O ağlatarak uyutmayı öğretme felsefesini benimsiyor ki benim asla istemediğim bir şey. O yüzden Ege'yi uyutma işini ona bırakmıyorum (daha önce bir kez bıraktım ağlatmaması için binbir tembihle, şirketin katılmamın mecbur olduğu bir yemeğine, biraz sallamış filan, uyumayınca yine bırakmış yatağına ağlatmış, o yüzden artık hiç bırakmıyorum). Onun dışındaki işleri de ben söylersem aklına gelip yapıyor, ben söylemezsem hiiç aklının ucundan bile geçmiyor. Ama söyleyince çamaşır, bulaşık, ortalık toplama gibi işleri yapıyor. Haa, bir de kızı bizdeyse, onunla ilgileniyor, ödevlerini filan yaptırıyor. Yine de ne olursa olsun, ağırlıklı yük her zaman kadında.

      Sil
    2. Ağlatmama konusunda aynen benim gibisin :/ Bir de bu erkeklerin çocukla oynarken aynı zamanda tv izlemek isteme, telefon kurcalama falan huyu var ki (bizim errrkek bu şekilde en azından) deliriyorum valla :) Dur şekerim, sabır, eğiticez bunları biz, yavaş yavaş.. Enişte okuyosa kızmasın valla ama yani durum bu şekilde.. Olmaz!

      Sil
  2. oo okurken bile yoruldum çalışan anne olmak hakikatten zor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet malesef. Haftasonu da dinlenemiyorum. Gündüzleri Ege'yi dışarı çıkarmaya çalışıyorum mümkün olduğunca, çook soğuk veya yağmurlu değilse. Sonra da akşam o uyuyunca mesai aynen devam. Olsun n'apayım, ben bunun böyle olacağını bile bile anne olmak istedim. Bazen bazı şeyler için fedakarlık yapmak gerekiyor.

      Sil
  3. Pelin merhaba,
    İşlerin bazılarını bakıcıya devredemez misin diye düşünmeden edemedim. Ege'nin öğle yemeği için sebze hazırlama, yoğurt mayalama, ekmek yapma ve hatta sizin akşam yemeğiniz için çorba-salata gibi pratik şeyler hazırlama gibi...Ege uyurken mutlaka vakti oluyordur. Bakıcılardan evin her işini isteme mantığı bana da doğru gelmiyor zira dikkat ve enerjilerini bebeğe vermeleri asıl isteğimiz ama senin yükünü biraz daha alabilir sanki.
    Eşinin yardım etmesi konusunda da Ceren'e katılıyorum:) Bizde de Üzüm kız babasıyla kalınca televizyon da izliyorlar, kumandayı kemirme izni de çıkıveriyor ve ben sinir olsam da ses etmemek için kendimi tutmaya çalışıyorum (her zaman başaramıyorum) Ama işte bebilere ille de bizim gibi bakmalarını istemek de çok doğru değil galiba. Baksana sonuçta ekstra yorulan biz oluyoruz...
    Öpüldünüzzz
    Çiğdem

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla baba konusunda dertli olan bir ben değilmişim demekki, yalnız olmadığını bilmek de güzel.
      Ege gündüzleri ayakta sallanarak uyuyor ve sonra da ayakta kalıyor. Bıraktığımız anda şıp diye uyanıyor ne hikmetse. O yüzden o uyurken biz kilitiz. Yatağına alıştırmaya çalışıyoruz. Yakında inşallah alışırsa bakıcının da boş vakti olmuş olacak o işleri yaptirabilmem için.

      Sil
  4. zor anacım zor. kadınlığın hangi kısmı kolay ki annelik kısmı zor olmasın? iki kızım olduğu için çok mutluyum, el bebek gül bebek prenses gibi büyütüyorum ancak benim prenseslerimin de doğası gereği kaderleri yorulmak olacak her daim :( ne kadar üzücü...
    ben de bir zamanlar bir evin prensesi idim. şimdi ise resmen sürünüyorum. iki bebe, onlara annemle kayınvalidem sırayla bakıyorlar. tabi zaten ikiz oldukları için gün içinde ben işteyken çok yoruluyorlar. eve gelince onların yükünü azaltmaya, dinlendirmeye uğraşıyorum. bir taraftan miniklerim üstüme saldırıyor; birbirlerini itiyorlar kucağıma tek gelebilmek için :( onları uyutunca ertesi gün yemeklerini pişiriyorum, sadece ısıtılcak şekilde ayarlayıp koyuyorum buzdolabına. yoğurt mayalıyorum üç günde bir. meyve püreleri yapıyorum falan. çamaşırdı bilmem neydi derken. kendime bakmaya hiç vakit kalmıyor. allahtan beyim yurtdışında da bebeler doğduğundan beri bir de onun yemeği çayı vs derdi yok. haftada bir kadın geliyor temizliğe, ütüyü de o yapıyor. alışveriş internetten. onun dışında mümkün olduğunca annelerimi ve kızları dışarı çıkarmaya çalışıyorum işten gelince. hiç bişey olmasa aşağıdaki kafelerden birine gidip oturuyoruz ki anneler bunalmasın. bakıcı bulamadım henüz :( en azından yarım gün olsa biri gelse çok şey değişirdi hayatımda...
    neyse...
    dubleanne

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bana da haftada bir yardımcı geliyor, hakikaten o olmasa yanmıştım. Böyle durumlarda erkek olmak varmış diyesim geliyor ama sonra hamileligimi ve anneligimi hatırlayıp vaz geçiyorum :)

      Sil
  5. Annelik gerçekten de dünyanın en zor işi imiş. Artık annemin değerini çok daha iyi anlıyorum. Tüm yük nerdeyse annelerin, erkekler de annelerin "onlar yapmayınca kendileri yapacaklarını ve birkaç benzer durum sonrasında onlardan istemekten vazgeçeceğini' anlayınca nerdeyse hepten sallıyorlar sorumluluklarını. Ama haklarını da yememek lazım, benim eşim çok çalışıyor ama akşamları banyosunu yaptırırken bana çok yardımcı oluyor. Hatta ben sadece çıraklık yapıyorum diyebilirim. Bu arada ben henüz işe geri dönmedim ama yine de bebeğin bakımı dışında iş yapmaya fırsatım yok. Yapabilen kadınlara acaip hayranım. Çalışmaya başlayınca ne olacak hiçbir fikrim yok. Umarım iyi bir bakıcıya denk geliriz.

    YanıtlaSil
  6. Bebek bakmak gerçekten çok zor. Ben de evdeyken Ege'ye bakmak dışında bir şey yapamıyordum. Hele senin bebeğin henüz çok küçük, kendi kendini oyalayabilecek ayda değil. Büyüyünce en azından bi yarım saat oyuncaklarıyla tek başına vakit gecirebiliyor o yüzden gündüzleri az da olsa rahat edersin.

    YanıtlaSil
  7. bütün annelerin mi dertleri ve kocaları aynıdır...hepinize katılıyorum bayanlar...ama bırakın herşey de tam olmayıversin. yoksa insan çok yıpranıyor. kocalar da bir süre sonra az da olsa eğitilebiliyor. o sebeple işleri tamamen üstlenmemek lazım. yoksa bundan sonra doğacak her ek işi kadının vazifesi olarak görüyorlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eşim abartıp kızının sorumluluğunu da bana yıkmaya çalıştı bir ara. Ama benim kendime bile, ne bileyim bi duş almaya bile vaktim ya da takatim kalmıyor ki! En sonunda patlayarak durumumu anlatınca (sanki görmüyormuş gibi) anladı. Kızının ödevleri ve oyunları ile kendisi ilgileniyor şimdi.

      Sil