18 Haziran 2014 Çarşamba

Yaşına 1 kaldı: 11.Ay!

Ege'nin yaşına girmesine sadece 1 ay kaldı! Nasıl geçti koca bir yıl, hiç anlamadım. Hani derler ya göz açıp kapayıncaya kadar, işte aynen öyle :)

Ege bu ay inanılmaz hareketlendi. Zaten her zaman kendi çapında hareketli bir bebekti ama ayağa kalkmayı öğrenmesiyle birlikte hiçbir yerde bir saniye bile durmaz oldu. Oturmaktan nefret ediyor. Kucakta durmaktan nefret ediyor. Varsa yoksa yürütülsün. Kendi kendine de yürüyemiyor tabii. Sürekli peşimizde. Neymiş, koltukaltlarından tutup yürütecek, hatta koşturacakmışız beyefendiyi :)
 
Tabii bu ayağa kalkma becerisi bize yol su elektrik olarak döndü. Uyku konusunu hallettik ama henüz kesin konuşamıyorum çünkü önemli dönemeçlerimiz var demiştim değil mi? Hah işte, ben bunlardan birini diş çıkarma sanırken meğer diş o kadar da önemli değilmiş. Önemli olan ayağa kalkmayı öğrenmesiymiş. Çünkü o günden beri başıma gelen şu: Ben uyusun diye öpüp koklayıp yatağına yatırıyorum, emziğini veriyorum, iyi geceler diliyorum, daha arkamı dönmeden bizimki ayağa kalkıyor. Ben yatırıyorum, o kalkıyor, ben yatırıyorum, o kalkıyor. Fenalık geçiriyorum. Gelip onu yataktan alayım istiyor. Bağırıyor. Uyuyana kadar koltukta odasında beklediğimi yazmıştım ya, ben oturuyorum o ayağa kalkıp bana bakıyor. Gitmiyorum yanına. Beni yanına çekebilmek için uyku yastığını (başını koymak için değil, bir nevi uyku arkadaşı oyuncağı gibi, hep elinde tutar uyurken, onsuz uyumaz) yere atıyor. Atmayı da öğrendi ya! Mavi bir ayıcık gibi bir uyku oyuncağı var onu da atıyor. Yetmiyor, uyku arkadaşı baykuşu var, onu da atıyor.
 
İlk başlarda buna kanıyordum, her seferinde kalkıp veriyordum geri. Sonra emziğini de ağzından çıkarıp atmaya başladı, duruma aydım :) Beni yerimden kaldıramayınca emziğini uzağa fırlatmaya başladı şebek!
 
Neyse, yeni durumumuz şöyle tabii ki, onu yatağına yatırıp iyi geceler öpücüğünü verdikten ve müziğini açtıktan sonra odasından çıkıyorum. Demek ki bunun da zamanı gelmiş. İlk 15-20 dakika ayağa kalkıp yine oyuncaklarını ve emziğini yere atıp bağırarak (hatta ağlama numarası yaparak) beni çağırıyor. Kapıyı 2 mm aralık bırakarak aradan bakıyorum. Tamamen beni çağırma numarası ve yatmaya direnme. Bağırıyor, kapıya bakıyor geliyor muyum diye. Birkaç kez bağırıp benden umudu kesince oturuyor veya yatıyor. Bazen bunu bir kere yapıyor bazen birkaç kere. Gerçekten ağlamaya başlarsa yanına gidip kucağıma alıp teskin ediyorum, zaten ben kucağıma alır almaz susuyor ve gülerek etrafa bakıyor yere inmeye çalışıyor. Yürüyecekmiş! :) Ben öpüp tekrar yatağına koyuyorum. En fazla birkaç kereden sonra uyuyor.
 
Geçen ayki kontrolünde kilo almadığını söylemişti doktorumuz. 50 gram kadar falan almıştı. Boyu 74,5 cm idi. Bu ay 10.080 gram olmuş, nihayet 10 kg'ı geçmiş (sürekli 10 kilo diyordum ama resmi olarak 10 kg'yi görmemiştik tartıda, hep 9.900 veya 9.950 falandı) boyu da 76 cm olmuş.

Doktorumuza emmesinin çok çok azaldığını, günde nerdeyse 100 cc kadar içtiğini söyleyince, ek gıdasını düzgün alıyordur, gerek duymuyordur dedi. Mama ile takviye etmeye çalışın dedi. Aslında sütüm çok çok azaldığı ve Ege emmek istemediği, beni ittirdiği için geçen ay 3 no.lu mamaya başlamıştık. İlk başlarda içiyordu ama sonra onu da içmek istememeye başladı. Yine de bakıcısından içiyor ama benden biberonu kesin bir dille reddediyor. Emmiyor da. Bilmiyorum ne yapacağız. Oysa ben 2 yaşına kadar emzirmek istiyorum. Kısmet artık...

Keçi sütü vereyim mi mama yerine dedim, 1 yaşından önce önermiyorum dedi, sözünü dinliyorum. Mamaya devam yani 1 ay daha. Kırmızı meyveleri Türkiye'deki doktorlar 1 yaşından önce önermezken Avrupa'daki doktorlar 7 aydan sonra veriyormuş (bkz.Öğrenen Anne). Ege'ye de bu sıralarda verecek meyve bulamıyorum. Hep elma-muzdan da çok sıkıldı. Şeftaliler henüz çok ekşi. O yüzden vereyim mi diye sordum doktora. "Avokado verdiyseniz ve bişey olmadıysa kırmızı meyve de verebilirsiniz" dedi. Bakalım deneyeceğiz. Daha önce kendi kendine kemirsin, tadını alsın diye kiraz, çilek ve karadut koymuştum önüne. Bir-iki kemirdi, emdi, ama ekşi geldi sanırım, pek yemedi. Doğru düzgün çilek vereyim denesin.

Kendinden 1-2 ay küçük kız bebeklerinde baybay'lar, alkışlar, tel sarmalar, gel ya da git yapmalar gördük de henüz bizim oğlan da hiiiç öyle belirtiler yok. Üstelik bakıcısı alkışı ve baybay yapmayı öğretmeye de çalışmış ama bizimki hiç oralı değil. Ben de umursamıyorum, nasıl olsa öğrenecek.

Kitaplara hala bayılıyor. Gazete kağıdı yırtmayı, sonunda yırttıklarını ağzına atmaya çalıştığı için seviyor. Prizlere özel ilgisi var, bir de ışık düğmelerine. İlla ışığı o açıp kapatacakmış, çok seviyor, açıp kapatıyor, açıp kapatıyor.

Yediğimiz içtiğimiz herşeye ortak. İlla bizim tabağımızdan yemek, bizim bardağımızdan içmek istiyor. Özellikle babasını bir şey yerken görsün, (tok bile olsa) hemen ağzını şapırdatıyor ve deli gibi atlıyor babasının üstüne. Adamı rahat bırakmıyor :) Özellikle çay içiyorsa vay haline! :)

Bir sonraki gelişim yazısı 1 yaş yazısı olacak! Sağlık sıhhatle inşallah!

10 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Vallahi öyle. Bir yandan hemen büyüsün de birlikte oyunlar oynayalım, faaliyetler yapalım falan istiyorum, bir yandan da büyümesin daha hiç bir şey anlamadım ki diyorum. 3-5 aylık zamanlarını unuttum bile :(

      Sil
  2. Ay maşallah :)
    Bir dolu şey olmuş cidden ve hepsini yazman da iyi olmuş, unutmadan.
    Gerçekten de her bebek kendine özgü.
    UYku eğitimi de bir harika olmuş, tebrikler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler :) Darısı Elif Hanımın başına.

      Sil
  3. Kız çocukları daha bir cin oluyor maşallah Ege'de ayaklanmış biz hala sürünüyoruz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla hangisi daha iyi bilemedim :) Bu gidişle nurtopu gibi bel/sırt ağrılarım olacak...

      Sil
  4. 11 ay mı?! zamaaaaan dur biraz yaaaaa!!!!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet dimi? Resmen 3-4 ay öncesini bile hatırlamamaya başladım :(

      Sil
  5. Hacıyatmazla hayat :)) demiştim di mi, hepsi aynı bu kerataların. Alışınca (ya da seni alıştırınca) düzene girecek uykuya geçişi merak etme, her yeni beceride böyle heyecan yapıyor ve yaptırıyorlar sağolsunlar.. Bu arada çilek çilek kokacağı bir dönme girdiniz, ohh missss, karpuz da çok iyi bak, seviyorlar çok :) Onu da tavsiye ederim. Bir de ben kurutulmuş kızılcık veriyorum, idrar yolları için çok yararlı diyorlar, onu da çok seviyor. Ayrıca üzüm kayısı çıktıysa harika bunlar da :) En komiği de tüm bir çileği ağzına atıp kocaman yanaklarla yemeleri :D İzlemeye doyamıyor insan o maymun suratı.. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediğin yaz meyveleri henüz çıkmadı burda (yani doğal olanlar, sera malları falan var), ama birkaç hafta geçsin herşeyden tattıracağım Ege'ye , umarım sever. Sağol öneriler için :)

      Sil