21 Aralık 2015 Pazartesi

Parklar, Oyuncaklar

Havalar geç kararıyorken ve nispeten daha güzelken, hemen hemen her akşam işten gelince Ege'yi dışarı çıkartıyorduk. Sonuçta bütün gün evde kalıyor ve azıcık açık hava ona iyi geliyor. Ama kış geldiğinden beri, hafta içi bir şekilde çıkamamışsak bile, haftasonu mutlaka çıkarıyoruz. Hem biz de haftasonu tüm günü evde geçirmekten hoşlanmıyoruz, ailecek geziyoruz.


Eğer şehirdışı gezisi yapamamışsak, ben Ege'yi mutlaka parka götürmeye çalışıyorum. Evimize yakın birkaç park var ama her zaman da aynı parka gitmekten sıkılıyoruz. O yüzden semtimizdeki yeni parkları keşfetmeye çalışıyoruz.

Belediyemiz sağolsun, son aylarda pek çok çocuk parkı yeniledi. Sıfırdan yeni parklar da yaptılar mı bilmiyorum açıkçası ama eski, oyuncakları kırık dökük ve yeni nesil çocukları eğlendirmeyen parkları çok güzel bir şekilde yenilediler. Biz de bu parkları fırsat oldukça ziyaret etmeye çalışıyoruz.

Benim pek hoşuma gitmişti böyle merdivensiz, rampayla çıkılan oyuncaklar. Böylece Ege için tehlike azalıyordu. Çünkü yazın gittiğimiz fuar içindeki bazı parkların kaydırak merdivenleri inanılmaz tehlikeli. Basamakları çok dar ve araları boşluk. Yani yetişkinler için bile fazlasıyla tehlikeli, ben bile düşme tehlikesi atlattım! Fakat meğer bu rampalı oyuncakların bir anlamı varmış. Belediye, benim gibi beceriksiz anneler bebelerine yardım ederken düşmesinler diye değil, engelli çocuklar için kurmuş bu rampalı oyuncakları. Yaşasın İzmir belediyeleri! :)

Ege de benim gibi bayılıyor bu yeni oyuncaklı parklara. Zaten devir atladı çocuğum, eskiden parka "attaaa" diyordu şimdi paağk diyebiliyor :) Ne zaman evden dışarı çıksak, çocuk hemen "paağkaaa" diye bağırıyor. Biz hep parka gidelim mümkünse :)

Bu parklarda da çok birşey değişmiyor aslına bakarsanız, bizim evin ordaki her zamanki parkımızda da park oyuncaklarıyla çok fazla oynamıyor, diğer parklarda da. Sadece o rampalardan koşsun, insin çıksın insin çıksın, bir de yanında getirdiği bir oyuncağını, o yoksa etraftan bulduğu bir nesneyi (meyve ağaçlarından düşmüş meyve olabilir, taş olabilir, salyangoz kabuğu olabilir) kaydıraklardan kaydırsın. Olayımız budur. Kendisi pek kaymaz, oyuncağını kaydırır.

Bir de survivor tarzı yapılmış parklar keşfettik geçenlerde. Yani aslında biraz daha büyük çocuklar için kurulmuş oyuncaklar var ama bazıları da Ege'ye göreydi. Onlarla bayıla bayıla oynadı, hava aydınlıkken gidebilseydik daha da güzel oynardı eminim. Yine de büyük cesaret gösterdi oğlum :)

Şehrimizdeki bütün parklara sıra gelecektir diye düşünüyorum, darısı diğerlerinin başına.

2 yorum:

  1. Harikaymış.. İzmir'de yaşamak geçekten bir ayrıcalık, çok özledim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eger Türkiye'de yasayacaksan Ceren, Izmir en iyisi. Yok yurtdışını göze alıyorum diyorsa insan, hiç durmamalı... Eşimin kızı annesiyle burada yaşıyor olmasaydı, biz de yurtdışına yerlesmeyi düşünürdük ciddi ciddi... Hüzünlü ama gerçek :(

      Sil