8 Mart 2014 Cumartesi

Uyku uyku güzel uyku

Doğumdan önce de, doğumdan sonra da, uyku konusunda annelerin bloglarında yazdıklarını çok okudum. Çevremdeki annelerden dinledim, gördüm. Ne kadar zor bir konu olduğunu biliyordum yani. Beni aylarca uykusuz gecelerin beklediğini biliyordum. Belki de bu yüzden, fiziksel olarak zorlansam da manevi olarak pek zorlanmadım. İnsan, başına neler geleceğini doğumdan önce bilince, hayal kırıklığı olmuyor, fazla beklentilere girmiyorsun çünkü. Bu uyku konusunu o yüzden özellikle yazıyorum, beni okuyan gebeler varsa, belki bir yardımım dokunur diye.



Ege’nin en güzel uyuduğu gece, doğduğu gece hastanedeydi. Bütün gece sadece 2-3 kez emmek için uyanıp, onun dışında mışıl mışıl uyumuştu. Ertesi günden itibaren meme için sık sık uyanmaya başladı. İlk 1,5 ay hiçbir düzenimiz yoktu. Ne zaman isterse emziriyordum, daha sonra altını temizleyip gazını çıkarıp iki oynayıp sevip koklayıp tekrar uyutuyordum. Bir kere uyuyunca bir saat uyuyordu en az. O yüzden Ege’ye uykuyu seven bir bebek diyebilirim. Çünkü 10 dakikadan fazla uyumayan, çok sık  şekilde uyanıp-uyuyan, annelerini perişan eden bebekler biliyorum. O açıdan çok şanslıyım diyebilirim (maşallah diyim nazarım değmesin, tü tü). Tabii ki, bi uyudu mu 3 saat uyanmadan uyuyan bebeler de var. Okuyan gebeler, sizin bebekleriniz belki de böyle olurlar, belli olmaz :)



İlk günden beri bilinçli bir şekilde uyguladığım bir şey varsa, o da Ege’ye gece-gündüz farkını öğretmek oldu. Bunu öğretmenin önemini, doğum öncesi okuduğum bloglardan öğrenmiştim. Böylece şimdi rahat ediyoruz. En azından geceleri.



Geceleri Ege’nin uyuduğu odada loş bir gece lambası yandı sadece. O da hem ben emzirmeye geldiğimde gözümün önünü göreyim, düşmeyim, bebeğin memeyi doğru kavrayıp kavramadığını, gözünün açık olup olmadığını görebileyim diye, hem de bebek uyandığında etrafını az da olsa görebilsin korkmasın diyeydi. Gerçi şimdi bebeğin karanlıktan korkmayacağını, korkunun öğrenilen bir kavram olduğu için bebeklikten nasıl alışırsa öyle devam edeceğini öğrendiğim için geceleri odasını tamamen karanlık bırakıyorum, karanlıkta uyumaya alışsın, karanlıktan korkmasın diye. Neyse devam edeyim, ne diyorduk, loş ışık. Altını değiştirmek için bile ışığı açmadım. Kaka yapmadığı sürece gece altını değiştirmiyorum. 2 aylıktan sonra da zaten geceleri kaka yapmamaya başladı. Bezler çişi sabaha kadar kuru tutuyor. Bezi bağlamadan önce de Sebamed’in kremini sürüyorum bir kat, o da pişik olma ihtimalini azaltıyor. Gece uyanmalarında fazla göz teması kurmamaya çalıştım. Fazla konuşmamaya çalıştım. Konuşsam da hep fısıltıyla konuştum ve tek dediğim “uyuman lazım bebeğim, şimdi uyku saati” ya da “Ege şimdi uyuyacak”. Tabii ki 1-2 saat boyunca uyumadığı da oldu, hala bazen oluyor. Ama ekseriyetle fazla uykusu açılmadan 15-20 dakikada, en fazla yarım saatte geri uyuyor. Acıktığında uyanıp mızırdıyor, daha mızırtısı ağlamaya dönüşmeden ilk “ıkk” deyişinde fırlıyorum. Hemen kucağıma alıp emzirmeye başlıyorum. Böylece uykusu fazla açılmadan yakalamış oluyorum.



Sabah uyandığında veya gündüz uykularından kalktığında ise tam tersi göz teması kuruyorum, coşkulu bir şekilde günaydın diyorum. “Nasıl geçti gecen bebeğim, güzel uyudun mu? Rüyalar gördün mü?” vs gibi konuşuyorum. Şarkılar söylüyorum, mimiklerle kafamı sallaya sallaya ya da dans ederek. Kim West (The Sleep Lady) bu yönteme “dramatik uyandırma” diyor. Gündüz uykularına yatırdığımda asla aşırı karanlık bir ortamda yatırmıyorum, perdeleri bile kapatmıyorum hatta. Normal ışıkta uyuyor. Tabii yüzüne direk güneş vurmasına izin vermiyorum, sadece güneşi engellemek için perdeyi biraz çekebiliyorum. Böylece gündüzle gecenin farklı olduğunu öğrendi bence Ege. Bunu yapmanızı kesinlikle tavsiye ederim. Bu, gece uzun uyuyabilmenizin ilk anahtarıdır bence.



İkinci en önemli konu, düzen. Bebekler ve çocuklar düzeni seviyorlar. Onların saat, zaman kavramı olmadığı için, sadece “bundan sonra şu gelir” mantığında çalışıyor beyinleri. Sırada ne olacağını, bir sonraki zamanda ne yapacaklarını biliyor olmaları, kendilerini güvende hissetmelerini sağlıyor. Böylece de daha huzurla uyuyorlar. Mesela doğumdan önce nasıl bir uyku rutini yapacağıma karar vermiştim ben, her akşam yıkayacaktım. Hem Ege yaz bebeği olduğu ve İzmir’de yazlar aşırı sıcak geçtiği için rahatlayacaktı, hem de bebeklikten güzel bir alışkanlık edinecekti. Hem de banyo nasıl hepimizi rahatlatıp mayıştırıyorsa, daha güzel uyumamızı sağlıyorsa bebeklere de aynı etkiyi yapıyor. Ege o kadar alışmıştı ki, “uyku rutini” tam da amacına hizmet etmişti. Banyodan sonra daha kurulanırken esnemeye başlıyordu. Pijamalarını giydirip hemen emziriyordum, o sırada uyuyakalıyordu. Dediğim gibi ilk 1,5 ay hiçbir saat düzenimiz yoktu elbette, 2 saatlik rutin döngülerle yaşıyorduk. Ama Ege 1,5 aylık olduğunda güzel bir düzen oturttuk. Her akşam 7 civarında banyo yaptırdık, 8 civarında uyuttum, sabah da 6.30 civarında uyandı. Gündüz uykuları da sabah, öğlen ve ikindide olmak üzere 3 kereydi. Toplam uyku süresini her aya göre olması gerektiği kadara tamamlatıyordum mutlaka (Hangi ayda kaç saat uyumaları gerektiğini Kim West veya Tracy Hogg yazılarından bulabilirsiniz).



Sonra, blogu takip edenler hatırlayacaklardır, Ege’de egzema çıktığı için güzelim rutinimiz çöpe gitti, çünkü doktorumuz her akşam banyoyu yasakladı. Mecburen biz de yeni bir rutin yapıyoruz şimdi, alt değişimi, pijama giyme, ninni, emzirme, uyku. Gündüz uykularında ise sabahki uyanma saatine bağlı olarak esnek ama düzenli bir sıramız var. Yakın zamana kadar sabah kahvaltıdan sonra 1,5 saat, öğlenleri 1,5 saat ve ikindide 45 dakika olmak üzere 3 uykusu vardı. Şimdilerde artık büyüdüğü için sanırım 3 uyku uyumak istemiyor, bunu ikiye düşürmeye başladık. Sabah kahvaltı sonrası 2 saat, öğleden sonra ise 1 saat 45 dakika kadar uyuyor. Her halükarda 3 saat 45 dakikayı dolduruyoruz. Gündüz, uykusunu iyi alan bebekler, gece de daha güzel uyuyorlar, tecrübeyle sabittir. Yani “gündüz uyutmayım da gece bayılıp kalsın, daha çok uyusun, daha iyi uyusun” doğru bir yaklaşım değil. Gündüz güzel uyusun ki gece de huzurlu uyusun.



İşte benim uyku ile ilgili tüyolarım şimdilik bunlar. Henüz uyku eğitimi konusuna girmediğim için hala geceleri emerken, gündüzleri ise ayakta sallama yoluyla uyuyor. Uyanınca kendi kendine tekrar uykuya dalamıyor mutlaka benim müdahale etmem gerekiyor (emzirme veya ayakta sallama, kucağımdayken yürüme ve pış pış gibi). Eğer kendi kendine uyumasını da birgün sağlayabilirsem, onu da ayrıca yazacağım. Yaşasın uyuyan bebekler ve anneleri! :)

8 yorum:

  1. arin doğduğundan beri nerdeyse kendi kendine uyuyor :) onu da ben yazarım artık :)

    Ege'nin bu rutinlerine bayılıyorum..biz de rutin yok..alışkanlık var :) yani gündüz saat 11:30 gibi uyuyo akşam da 09:30 sıralarında..hiçbişi yapmıyorum kendi kendine uykusu geliyor o saatlerde ve uyumak istiyo..hoop yatağına :) sadece gece uykusundan önce emiriyorum uzunca o kadar..sonra da sabaha kadar o rahat ben rahat :) ha bi de hep karanlıkta uyudu gece uykusunu gündüz odasında gün ışığında ama gündüzleri ah arin uyudu die biz sesleri falan hiç kısmadık..temizlik yaptığımı bile bilirim :)

    ay post kadar yorum yazıyorum ayol sen de bi sus adaş demiyosun! :)

    öperim ege'mi! :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demem niye diyim? :) Yaz tabii ki ben memnun oluyorum. Ben de Arin'in kendi kendine uyumasina bayılıyorum resmen. İnanılmaz şanslısın farkındasın dimi? Millet aylarca aglatarak filan uğraşıyor bunu öğretmek için. Ege hiçbir zaman bir kere bile kendi kendine uyumadi. Uykusu cok varken bile yatağına bırakınca, oynayacak hiçbişey yoksa bile üstü başıyla oynuyor uykusunu açıyor. Bir süre sonra da sıkılıp mızırdıyor, ilgilenmezsem mızırtılar ağlamaya dönüşüyor. Hadiii dön başa. O yüzden sen öyle her yerde söyleme bunu, nazar değer mazallah. Tü tü tü :) (Afferin Arin oğlana)

      Sil
  2. Ben aldım yine buradan güzel notlar, çok teşekkürler.
    Daha önce okumuştum aslında gece-gündüz farkı yaratılmasının önemini ama tecrübeli birinden dinlemek daha kalıcı oldu :)
    Ege'ye sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir faydam dokunursa ne mutlu bana! :)

      Sil
  3. Güzel yazmışsınız yine elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  4. canım ben pek birşey yapmadım rutine girmesi için ama çok şükür iyi kötü bir rutinimiz oluştu gece için. saat 21:00 gibi uyuyor Deniz ve sabah kalkıyor. arada bazen mızmızlanıyor ve emiyor. keşke bu rutini gündüz uykuları için de oluşturabilsem. ikinci çocukta anladım ki bazı şeyleri çocuğun karakteri belirliyor. yani demem o ki, senin oğlun uyumlu maşallah her çocuk seninki gibi olamıyor :) ama yine de kesinlikle alıştırmaya çalışmak lazım. bebekler rutinleri sever...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet aslında Tuğba'cım, bu tip şeyler çoğunlukla bebeğin karakterine bağlı. Ferber yapıldığı halde uyumayan bebekleri duyduğum gibi, hiç bir şey yapmadan mis gibi uyuyan bebekleri de duydum bakınız adaşımın oğlu Arin :) Elimizden geleni yaptıktan sonra kendimizi çok da hirpalamamamız lazım. Ablamın dediğine göre yegenim de 2 yaşına kadar falan kendi uyumamış. Şans işi bunlar :) Öperim Deniz meleğimi.

      Sil