8 Kasım 2013 Cuma

Annelik Sosyal Hayatı Değiştirir mi? Evet, kesinlikle...

"Anne olunca, hayatın gibi, arkadaş çevren de değişecek" demişti ablam. Haklıydı. Benimkisi daha hamileyken değişti desem yeridir.

Çok yakın çevremde pek evli, çoluklu-çocuklu arkadaşım yoktu açıkçası. Hala da çok yok ya... Genelde çoğu bekar çılgın kızlar. Eh, ben de birkaç sene öncesine kadar öyleydim. Gruptaki kızlarla hep birlikte tatil planları yapan, yurtiçi-yurtdışı turlara katılan, bir arabaya doluşup hep birlikte ülkenin çeşitli tatil yörelerini gezen, en güzel butik otellerde kalan, en güzel yöresel lokantalarda yiyen içen, iş çıkışı akşamları kordonda gezen, dans kurslarına, fotoğraf kurslarına giden bir tiptim. E arkadaş çevrem de böyleydi tabii.
 
Daha sonra sevgilimle tanıştık, evlendik ve bebeğimiz olsun istedik. Gerçi ben her zaman anaç bir tiptim, bebekleri, çocukları her zaman çok seven, arası onlarla her zaman çok iyi olan, bir gün evlendiğinde çocuğu olmasını istediğini bilen. Arkadaşlarımın ise bir kısmı benim gibiydi, bir kısmının ise çocukla yakından uzaktan alakası yoktu, tek dertleri gezmek, tozmak, yemek, içmek, gezmek, içmek, gezmek, içmekti. Ailemden uzak ve tek başına yaşadığım için, eşimle tanışana kadar, beni ne zaman çağırsalar katıldım onlara. E ne de olsa eğleniyorduk. Evde tek başına oturup da ne yapacaktım ki? Meyhaneyse meyhane, barsa bar, cafeyse cafe. Ama eşimle tanışınca bu gezmelerim yavaş yavaş azaldı ve sonunda hamilelikle birlikte (ilk 4 ay şiddetli bulantılarım olduğu için) hemen hemen bitti. Hamileliğimde sanırım 2 kez meyhaneye gittim (tabii ki sağlıklı bir şekilde sadece balık yiyip erkenden uyumak için eve döndüm), 1 kez de arkadaşımın kına gecesine ve sonra da düğününe gidebildim.

Bunun arkadaşlarımla aramıza dağlar koyacağını, yani bu kadarını tahmin etmemiştim. Tamam, bebeğim olacaktı, doğunca benim tek işim zaten onu emzirmek, onu uyutmak, onun etrafında dört dönmek olacaktı, bebeğimi bırakıp da gezmeye gidecek halim yoktu ya. Ama ne olurdu canım, onlar bize gelirlerdi, biraz da evde otururduk, içki içemesek de çay içerdik, kek yerdik, iki sohbet ederdik hem bana da iyi gelirdi. Tabii ki öyle olmadı.

İnsan hayatında büyük değişiklikler, büyük olaylar olunca, bu heyecanını çevresindeki en yakınlarıyla paylaşmak istiyor doğal olarak. Misal, bir adamla tanışıyorsun, onunla görüşme aşamalarını anlatıyorsun en yakınlarına. Evlenme teklif ediyor, hemen haber verme, heyecanını sevincini paylaşma ihtiyacı duyuyorsun. Evleniyorsun, hamile kalıyorsun, anında telefon açıp duyduk duymadık demeyin diye bağırmak istiyorsun. Bebeğinin cinsiyetini öğreniyorsun, isim tavsiyeleri almak istiyorsun falan vesaire. İşte ben bunların hiçbirini en yakın sandığım arkadaşlarımla (tabii ki hepsiyle değil, bir kısmı her zaman her şartta yanımda oldu ve yine olacaklarına da eminim) yaşayamadım. Garip bir şey.

İlk zamanlar hiç umursamamıştım, kimsenin yargılamalarıyla, eleştirileriyle uğraşacak halim yoktu. Sevgilimle olunca "içmeye" çok daha az gider olmuştum ya, "kınanıyordum". Ama hamile kaldıktan sonra duyduklarım canımı acıtmıştı. Bebekle, gebelikle ilgili kitaplar, bloglar okuyordum, bana çok ilginç gelen, daha önce hiç bilmediğim şeyler öğrenince bunu kızlarla paylaşmak istiyordum. Ultrasonda gördüklerimizi anlatmak istiyordum sevinçle. Aklımızda isim alternatiflerini saymak istiyordum heyecanla. "Teyze oldu bu artık, sürekli yaşlı teyzeler gibi konuşuyor", "Ayy bu teyze gibi konuşurken çekilmiyordu, şimdi anne olunca hiç çekilmez", "Uff, başka konu mu yok", "Ay yine başladı bizimki, yeter kızım iyi ki bi hamile kaldın!", "Tek hamile sen misin", "Çok sıkıcısın!", vesaire vesaire.... Güya şaka yapıyorlar. Gülerek söylüyorlar ama aslında sürekli alay ediyorlar.

Sonraları alıştım ve kendi kendime bu sözlerin canımı acıtmasına izin vermemeliyim dedim. Kimsenin canımı sıkmasına gerek yoktu, bu güzel bir olaydı, bunu anlayamıyor, bu heyecanımı benimle paylaşmıyorlarsa, arkadaşım olmalarına da gerek yoktu. Tabii, ortada bariz bir kavga ya da başka bir şey olmayınca durup dururken ilişkiyi kesmek de olmuyor, hem de "kötü" sen oluyorsun, buna da gerek yok. Ama ben de hiçbir heyecanımı, hiç bir yeni haberi onlarla paylaşmamaya başladım. Bebeğin isim alternatiflerini bile onlardan sakladım (ilk fikirlerde o kadar kötü yorumlarda bulunmuşlardı ki, çok üzülmüştüm). Sadece en en yakınlarımla devam ettim görüşmeye, konuşmaya. Birkaç arkadaşım ve birkaç kuzenimle.

Tabii esas en çok konuştuklarım, bir şeyler paylaştıklarım kimler oldu dersiniz? Anne arkadaşlarım! Beni yalnızca onlar anlıyordu, ortak konularımız olunca onlardan bilgi, deneyim ve fikir alıyordum. Tüm hayatım boyunca, her zaman her konuda olduğu gibi, yine hamileliğimde de enn yakınım, sırdaşım, dertdaşım, dostum, canım ablam oldu tabii :)

Bir de bu süreçte keşfettiğim, blogger anneler var. Her gün hamilelikle, bebeklerle, çocuklarla ilgili bloglar okuyor, hatta en popüler olanında konuk gebe yazar olarak yazıyordum (bunu da bilmiyordu çoğu arkadaşım(!) elbette, bu bloğu yazmaya başladığımı bilmedikleri gibi).

Blogger anneler, artık daha çok arkadaşım benim. Bir de anne arkadaşlarım :) Eee, demek ki neymiş, konu çocuk olunca, insanın hayatı değişirmiş, ama çevresi daha çok değişirmiş. Şikayetçi miyim? Hayır. Mutsuz muyum? Kesinlikle hayır. Hayatımın en güzel şeylerini yapmışım, sevgilimle evlenmişim, Ege'mi doğurmuşum. İyi ki yapmışım, yine olsa, yine dünyaya gelsem, yine yaparım! Oh bee! :)

6 yorum:

  1. bzim de çocuklu pek arkadaşımız yok..ama acayip ilgili herkes..inceleme altındayız :) ilham vericez sanırım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oh ne şanslısın, ne güsel :) Ben de bugün yeni evli ve bebek düşünmeye başlamış bir arkadaşıma epey bi ilham verdim sanırım :) sordu durdu... hep güzel anlattım. Gerçi uykusuzluk dışında bi kötülüğü de yok yani. Dimi?

      Sil
    2. evet yaa uyku büyük sorun benim için..çok düşkünmüşüm ben uykuya meğer..

      Sil
  2. canım bunun önüne geçemezsin maalesef. şimdi de sürekli bebeğini anlatman onlara enteresan gelecek. onun bir bakış ve gülüşü hakkında dakikalarca konuşabilmene hayret edecekler. ama onlar da seni anne olunca anlayacaklar, unutma. onun için, üzülme lütfen.neyseki biz varız dimi canım arkadaşım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi ki varsınız canım arkadaşlarım benim :) Üzülmüyorum da takmıyorum da. Eskiden olsa böyle saçma şeylere üzülürdüm de, şimdi hayatımda Ege var, böyle şeylere üzülmeye değer mi hiç ayol? :)

      Sil
  3. üstteki yorumu yapan : Tuğba :)

    YanıtlaSil