31 Ekim 2013 Perşembe

Üç ayımızı devirdik...

Aslında dolu dolu 3,5 aylık oldu Ege. Ama 3 ay yazısını daha yeni yazabiliyorum, o da benim tembelliğim :) Kendime de haksızlık etmeyim, tek boş vaktim, akşamları Ege'yi yatırdıktan sonra oluyor. Onda da duşa mı gireyim, yemek mi yapayım, dinleneyim mi, yazı mı yazayım, uyuyayım mı ne yapayım şaşırıyorum.

Ege'nin birinci ay kontrolünde kalça çıkığı ve kasık fıtığı var mı diye ultrasonla bakılmış, emin olunamadığı için üçüncü ay kontrolünde tekrar bakılması istenmişti. Kalça çıkığı, benden ötürü. Yani annede kalça çıkığı geçmişi varsa, bebekte de olma ihtimali (özellikle kız bebeklerde) artarmış. O yüzden Ege kontrol edildi ve sol kalçasında "açı darlığı" tespit edilmişti. Doktorumuz üçüncü aya kadar çift bez bağlamamızı, böylece bacakları açık tutmamızın kolaylaşacağını söylemişti. 2 ay bu şekilde bacakları açık tutsun diye çift bez bağladık. Sonuç güzeldi, ultrasonu yapan doktor, açının düzeldiğini müjdeledi.

Kasık fıtığı ise, sünnet yapan doktorumuzun farkettiği ve ultrason çektirmemizi önerdiği bir durumdu. İlk ay, hafif bir fıtık tespit edilmişti ama ameliyata gerek var mı yok mu karar veremedi doktorumuz, kararı bize bırakmıştı. Biz de biraz daha beklemek istediğimizi söylemiştik (biraz büyüyünce fıtık boşluğunun kapanabileceğini öğrenmiştik). Şimdi ultrasonu tekrarlayan doktor, fıtık konusunun da sorun olmayacak kadar küçüldüğünü, operasyona hiç gerek kalmadığını müjdeledi. İçimiz rahatladı! 1 yaşına kadar tamamen kapanır dedi. 1 yaşında tekrar bakılacak, kapanmamışsa, o zaman çeşitli çözümler düşünülecek. Şimdilik sorun yok.
 
Ege, tabii yine büyümüş. Bu kez mamasız, sadece anne sütü ile beslendiği için, büyüme hızının nasıl olduğunu merak ediyordum doğrusu. Bebeğime yetebiliyor muyum, onu yeterince besleyebiliyor muyum.... Klasik, "annelik: endişe hali" durumu :) Fakat boyu 63 cm, kilosu da 6.850 gram çıktı (gerçi sağlık ocağında 7 kg tartılmıştı ama doktora özel hastaneye gittiğimiz için, onun tartısının daha doğru olduğunu, kalibre edilmiş olduğunu varsayıyorum). Bu verilerle doktorumuz Ege'nin %75 persentilde olduğunu söyledi. Gerçi persentil önemli değil, önemli olan günde yaklaşık 30-35 gram alıyor olması. Ayaklarının da maaşallahı var, 0-6 ay çorapları alıyorum ama küçük geliyor! Gözüme büyük görünen çorapları alıyorum, 1 kere giyiyor, yıkanıp ikinciye giydirirken bir bakıyorum o da küçülmüş! :) Babasına çekmiş oğlum.
 
Acıkınca hâlâ arıza çıkarıyor :)
 
Elleri sürekli ağzında. "Dişleri mi kaşınıyor acaba, daha çok erken" diye düşünürken, doktorumuz bunun normal olduğunu, dişle alakası olmadığını, 3 ay civarında bebeklerin ellerini ağızlarına götürmeyi öğrendikleri için bunu yaptıklarını söyledi. "İki elini birleştirmeyi, ve isabetli bir şekilde ellerini ağzına götürebilmeyi öğrendi, bunu o yüzden yapıyor" dedi. Yakında elleriyle tuttuklarını da ağzına götürmeye başlayacakmış. Henüz oyuncaklarını filan tesadüfen yakalıyor. Biraz tutup sonra bırakıyor. Yakında bilinçli olarak tutabilecekmiş.
 
Gündüz uykularının kısa olması, kucağımızda uyuyup yerine koyar koymaz uyanmasının bu ayda normal olduğunu, çoğu bebeğin zaten böyle olduğunu söyledi. En çok yarım saat uyuması da bu zamanlar için normalmiş. Ben de ben uyutamıyorum bu çocuğu diyordum, meğer benim beceriksizliğim değilmiş :)
 
İnternet annelerinden hep okurdum, anne olunca kaka sayıyorsun, kaka muhabbeti en çok konuştuğun şeylerden biri oluyor diye, o da doğruymuş. Günde kaç kez kaka yapıyor, kaç bezi dolu dolu çişle değiştiriyorum diye sayıyorum.
 
Bu ayda, sosyalleşmeye başlaması, çevreyle daha çok ilgilenmesi, oyuncaklarına daha çok ilgi duyması beklenirmiş. Bir de bıdır bıdır konuşması :) Evet, Ege'de hepsi var! Özellikle sabahları çok enerjik ve neşeli oluyor. Babasıyla da benimle de bol bol konuşuyor. Egece tabii... Favori kelimelerimiz, aauuuvvv, uuu, uuveeyyy, hımmmm. Bir de arada sırada, khııaavv diye aslan kükremesine benzer bir ses çıkarıyor, esnerken filan. O zaman çok tatlı oluyor.
 
Zaman gerçekten çok çabuk geçiyor. Şimdi ilk günlerini, o zamanlardaki tipini hatırlamıyorum bile. Fotoğraflara bakınca görüyorum, ne kadar da minicikmiş... Bi 3 ay sonra da bugünleri fotoğrafsız hatırlamayacağım belki, ve yine bugünleri gözüme "minicik" görünecek! :)

4 yorum:

  1. Maaşallah :)
    Sağlıkla neşeyle büyüsün... ben eski fotoğraflara bakınca nasıl 23 aylık oldu benim bebişim diye tuhaf oluyorum....her anı kıymetli...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler! Evet hakikaten Kubi'nin de miniklik fotoları çok hoş, ama şimdi büyümüş görünüyor gözümüze :) Bana şimdi "ne zaman geleceğiz 23 aylara, daha çooook var" gibi geliyor ama..... :)

      Sil
  2. merhaba, benim bebeğim de 3 aylık olacak 2 hafta sonra ve bir haftadır baş parmağını emzik olarak kullanıyor ki ben de tam bunun nedenini merak etmiştim sağolun :) bu arada emzik almıyor benim oğlan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Oetzi. Geç yanıtım için kusura bakma. Bence emzik ve parmak emme konusunu bi araştırsan fena olmaz. Çünkü bebeklerin çok güçlü bir emme içgüdüleri olurmuş ve bunu bir şekilde doyurmak gerekirmis. Ben mesela, emziği parmaktan daha kolay bıraktıracağımı düşündüm o yüzden emzige alıştırdım ileriki aylarda. Ama sadece uykuya geçerken veriyorum o kadar. Sair zamanlar yok. Eksiğini de hissetmiyor.

      Sil