4 Ağustos 2013 Pazar

Doğum Hikayemiz


15 Temmuz 2013 Pazartesi, sabah saat 6.30. Geceden uyuyamadığım halde heyecandan sabah saat çalmadan uyandım ve ev halkını uyandırdım (Ev halkı: kocacım, Nisan, annem, babam, ablam, Ateş). Çocuklar giyindiler ve mısır gevreği yediler biraz. Biz de giyindik ve evden çıkmadan son hazırlıkları tamamladık (neler yaptığımızı hatırlamıyorum bile şu an). 7.10 gibi çıktık evden. Ablamlar babamın arabasına geçtiler, biz de Nisan'ı alıp kendi arabamıza geçtik, babam bizi hastaneye kadar takip etti. 7.30 olmadan hastaneye varmıştık. Hemen giriş kayıt işlemlerimizi yaptırdık ve bizi yukarı kata aldılar, birkaç soru sordular, ameliyatla ilgili birkaç kağıt imzalattılar. Daha sonra odamıza aldılar.

Gittiğimizde annemler ablamlar da odaya geçmişlerdi. Hemen odaya yerleştik ve biraz sonra doktorum geldi. Madem vakitli geldin, bekleyecek bir şey yok hadi seni alalım hazırlayalım, dedi. Böylece bana ameliyat önlüğü giydirip kocacımla birlikte ameliyathane katına çıkarttılar. Kapıda ayrıldık ve ben içeri girdim. Kendimi çok tuhaf hissettim. Bir yandan sabırsızlık, bebeğime kavuşacak olmanın heyecanıyla, bir yandan da kendimi yalnız hissettim, kocacımı kapıda bırakınca. İçeri girince herkes benimle ilgilendi. Kim neler yaptı, hatırlamıyorum bile. Bir hemşire beni oturttu ve elime damar yolu açtı, onu hatırlıyorum. Sonra genç bir doktor geldi, hemen arkasından da benim doktorum. Genç doktor bey, kendini tanıttı ve duruşun çok güzel sakın bozma dedi. Sırtımda iğneyi yapacağı yeri muayene etti, "omurgan eğri, doğumdan birkaç ay sonra mutlaka muayene ettir yoksa kireçleme olabilir" dedi, "normal doğum yapamazsın sen bu halinle". İğneyi yapacağı sırada ben elimle doktoruma uzandım, hemen geldi ve elimi tuttu sıkıca. Sonra beni yatırdılar ve doktor bey benim başucuma geçerek neler olacağını birer birer anlattı bana. "Şimdi belinden başlayarak uyuşacaksın... Uyuşunca söyle... Tamam şimdi bacakların uyuşacak, uyuşunca söyle... Şimdi doktorun geldi...Dezenfektan sürecekler şimdi karnına, ıslaklık hissedeceksin... Şimdi kesmeye başlayacaklar, hissedebilirsin ama acımayacak....Şimdi bir baskı hissedeceksin ve bebeğini çıkaracaklar" Bense, tüm bunları doktor başucumda bana anlatırken ağlamaktan kendimi tutamıyordum. Bir yandan da gözyaşlarım yüzünden 1 cm önümü göremediğim için kendimi teskin etmeye çalışıyordum "ağlama, ağlamanı durdur, yoksa bebeğini göremeyeceksin, ağlama ki bebeğini ilk anından itibaren görebil" diye. Neyse doktorun bahsettiği baskıyı hissettim ve bebeğim daha karnımdan çıkar çıkmaz, daha kordonu kesilmeden ağlamaya başladı. O an nasıl gurur duydum oğlumla anlatamam! İşte oğlum doğmuştu ve ne kadar güçlü ağlıyordu! Kordonu kesilmeden, çok kısa bir süre karnımın üstünde öylece tuttular onu, kordon kanını aldılar. Daha sonra kordonu kesildi ve hemen yan tarafımızdaki masaya alındı. Temizlendi ve çocuk doktoru ilk kontrollerini yaptı. Ben de o sırada bir yandan gözyaşlarımın akmasına engel olmaya çalışıp olamıyordum, bir yandan da bebeğimin eli kolu herşeyi tam mı, yerinde mi diye bakmaya çalışıyordum. Daha sonra bebeğimi alıp bana getirdiler. Yüzü yüzüme değdi! Benim gözlerim yaşlı ama bir yandan da inanılmaz büyük bir sevinç, mutluluk...gülüyorum bir yandan. Oğlumu öptüm kokladım öptüm öptüm...Tanrım, bu hayatımın enn mutlu anıydı! Rüya gibiydi! Sonra hemşire mi ebe mi bilemiyorum bebeğimi tutan, "alalım mı artık annesi, babasına götürelim" dedi. Tamam, dedim. Ve bebeğim gider gitmez, gözlerimi iç rahatlığıyla kapadım. Artık ağlamam da durmuştu. 9 aylık görevimi başarıyla yerine getirmiştim. Oğlumu sağsalim bu dünyaya kavuşturmuştum. 3.180 gram ve 52 cm olarak dünyaya gelmişti oğlum.

Bir süre sonra uyumuşum. Beni dikişlerimi tamamlayıp odama almışlar. Tam olarak uykuda olmasam da, net olarak da hatırlamıyorum o süreci. Odama gittiğimde herkes odadaydı. Herkese, "oğlumu gördünüz mü, bebeğimi gördünüz mü, bebeğim ne kadar güzel gördünüz mü" diye sayıkladığımı hatırlıyorum. Bebeğimi kucağıma verdiler ve bir hemşire/ebe gelip emzirmeme yardım etti. Bebeğim memeyi ağzına almayı başarınca hemen emmeye başladı. Zor da olsa birkaç damla gelen ilk sütü (kolostrum/ağız) emmeye çalıştı.

Bir süre sonra kendimi daha iyi hissediyordum. Birkaç saat sonra hemşire gelip beni yürüttü, tuvalete götürdü, çok şükür hiçbir sorun çıkmadı. Dikişlerim çok iyiydi. İlk ayağa kalkışım zor olsa da biraz yürüyünce açıldım. Sonra her 2 saatte bir yürüdüm ve her biri bir öncekinden daha kolay oldu. Tuvalet sorun olmadı. Hep bahsedilen sezaryenin zorlukları, dezavantajları, yok efendim günlerce ayağa kalkamamaktır vesaire gibi negatif bir şeyini yaşamadım görmedim. Bunun doktorlarımdan kaynaklandığını düşünüyorum, sağolsunlar. Emzirmeyi ilk gün kendi kendime beceremediysem de, her çağırdığımızda bir hemşire geldi ve yardımcı oldu.  İlk gün tamamen anne sütüyle besleyebildim yavrumu. Gece bile bize hiç sorun çıkarmadı, güzel güzel uyudu bebeğim.
 
Ege'm, oğlum, bebeğim, canımın içi, hayatım! Hoşgeldin! İyi ki geldin! Canıma, hayatıma can kattın canım oğlum! Hoşgeldin!

4 yorum:

  1. ya adaş ağladım ben yine yaa..

    allah birbirinizden ayırmasın sizi..sağlıklı mutlu huzurlu upuzuuun bi ömrü olsun ege'nin..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amiiiin! Çoook teşekkür ederim. Darısı başınıza olsun inşallah, minik Arin sağsalim annesine babasına kavuşsun :)

      Sil
  2. ah ne güzel bir hikaye...
    darısı başıma diyorum.
    oğluma kavuşacağım günü sabırsızlıkla bekliyorum Allah'ım oğlumu koklamak istiyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. darısı başına tabii, çook güzel bir duygu :) Allah sana da sağlıklı bir doğum nasip etsin.

      Sil