31 Ağustos 2014 Pazar

0-12 Ay Bebek Oyunları

Bu yazım Hassas Anne Ece'nin sitesinde yayınlanmıştı. Bir de burada annelerle buluşturmak istedim. Malum, pek çok annenin en zorlandığı konu...

Anne olduktan sonra günlerimiz, emzirme, anne sütünü artırma, gaz çıkarma, koliği yenme, uyutmayı başarma, ek gıda süreci gibi konularla çok yoğun geçiyor. Bunları her anne bir şekilde, ya mevcut yöntemleri deneyerek ya da kendi yöntemini kendi keşfederek aşıyor. Zaman geçtikçe, deneyim kazandıkça, ilk günlerde zor gibi gelen konular basitleşiyor ve hiç zorlanmadan yapıyoruz anneliği.
 
Ama annelik maalesef bu kadarla bitmiyor. İşin bir de manevi sorumluluğu var. Bebeğimizin zihinsel gelişimini sağlayabilecek miyiz, onu huzurlu, mutlu, özgüvenli birer birey olarak yetiştirebilecek miyiz, hele bir de dışarıda çalışan anneysek bebeğimizle "kaliteli zaman" geçirebilecek miyiz hassas annelerin aklını kurcalayan konular.
 
Anneler öncelikli olarak tabii ki bebeklerinin özbakım işleriyle ilgileniyor ve onun dışında bebekleriyle nasıl zaman geçireceklerini bilemiyorlar. Ne de olsa konuşabilen, oyun kurabilen, masaldan anlayabilen, hatta hatta (ilk zamanlar) elleriyle herhangi bir nesneyi tutabilen çocuklar değiller ve anneler bebekleri oyalamakta çok zorlanıyor. "Ege ile neler yapıyorsun, nasıl oynuyorsun?" en çok aldığım sorulardan biri.
 
0-12 aylık bebeğimizle de yapabileceğimiz pek çok şey var aslında. Üçer aylık gelişimlere göre aşağıdaki gibi grupladım benim yararlandığım materyal ve oyunları.
 
0-3 Ay:
Yüzünüz: 0-3 aylık bebeğiniz için ilk oyuncak annesinin yüzüdür. Bebeğinizi dizlerinize yatırıp yakın mesafeden gülme, şaşırma, dil çıkarma, yanakları şişirme, dudağı büzüp balık yapma gibi mimikler yaparak onu güldürebilirsiniz. Yanaklarınıza dudaklarınıza dokunmak isteyecektir. Hem derinlik algısını, hem koordinasyon yeteneğini geliştirir.
Oyun Kartları: Bebekler yaklaşık ilk 2 aylarında pastel renkleri ayırt edemezler. Siyah-beyaz-kırmızı gibi kontrastları seçebilirler. Buna uygun olarak hazırlanmış oyun kartlarını sıra ile bebeğinize gösterip, hayvan figürlerinde seslerini çıkararak, Ali Baba'nın Çiftliği şarkısını söyleyerek, kendiniz başka şarkılar uydurarak, ya da iki elinize iki farklı kart alıp birini seçmesini isteyerek bebeğinizi güldürebilir, dikkat yeteneğinin temellerini atabilirsiniz. Ayrıca kartları tutmaya çalışacağından motor gelişimlerine de faydalı olacaktır.
Çıngıraklar, dönenceler: Bunlar zaten her bebekli evde olan materyaller, bu tip ses çıkaran oyuncaklarla şarkı söyleme eşliğinde oynayabilirsiniz. 
Doğa: Mahallenizdeki parka gidin her fırsatta. Oradaki bitkileri, çiçekleri, ağaçları yakınına götürerek tanıtın. Bebeğinizde onlara dokunma isteği olacak ve evdeki pürüzsüzlükten kurtulup farklı dokulara elleyerek dokunma duyusunu geliştirecek.
 
3-6 Ay:
Mini kitaplar: Hayvanları, şekilleri, renkleri veya rakamları gösteren mini kitaplar satılıyor kitapçıların bebek/çocuk bölümlerinde. Bunlar için henüz çok erken demeyin, alın. Her sayfada uyduracağınız hikayelerde nasıl da keyiflendiğini göreceksiniz. Bir yandan da şarkı söyleyip yüzünüzü şekilde şekle sokmayı başarırsanız, bebeğinizden mutlusu olmayacak!
Müzik aletleri: Düğmesine basınca ses çıkaran oyuncaklar ya da mini müzik aletleri işitme duyusunu güçlendiren bebeğinizin hoşuna gidecektir.
Fış fış kayıkçı: Bebeğinizi dizinize oturtarak iki elinde tutup hafif bir şekilde bir ileri bir geri sallanın ve şarkısını söyleyin. Ama bebeğinize şarkı/tekerleme söylerken her zaman olumsuz kelimeleri şarkıdan/tekerlemeden çıkarıp yerine olumlu kelimeler koymayı ihmal etmeyin. Unutmayın, bebekler anlar. "Fış fış kayıkçı, kayıkçının küreği, hop hop eder yüreği, akşama fincan böreği. Benim evde etim var, bir de yaramaz kedim var, kedim etimi yerse, (orijinalinde burada 'annem beni döverse, ne yaparım ağlarım' diyor, bebeğimin bilinçaltına neden böyle bir söz yerleştireyim ki? değiştirdim) göbişi de şişerse, pooommm diye patlarsa, ne yaparız ne yaparız? (burada kocaman kocaman gülüyoruz)"
Elleriniz: Parmaklarımı açıp sonra elimi yumruk yapıp sonra tekrar açınca, bu hareketlilik Ege'nin çok hoşuna giderdi. Ayrıca işaret ve orta parmaklarımı V yapıp sanki konuşan kuklalarmış gibi kıvırıp düzeltince bebeğiniz çok eğlenecek. Ayrıca bu iki parmağınızı ters çevirip sanki yürüyen bir adammış gibi yavaşça yürüterek "geldi geldi geldi Ege'yi (bebeğinizin adını) yemeye geldiiii" diye tekerlemesini söyleyip gıdıklarsanız her ikiniz de keyifli zamanlar geçireceksiniz.
İri resimli kitaplar: Bebeğinize hayvanları ya da nesneleri göstermek, öğretmek için çizim/resim yerine gerçek fotoğraflarından oluşan kitapları tercih etmelisiniz. Böylece algısı doğru şekilde oluşacak ve nesneleri doğru tanıyacaktır. Ayrıca kitap sayfaları kalın kartondan kitaplar tercih ederseniz sayfaları kendisi çevirmeye çalışacağından motor gelişimini de destekler. Ege ile hergün en az yarım saat kitap inceliyorduk.

6-9 Ay:
Duba-halkalar: Bir dubaya geçen halkalar oğlumun en sevdiği oyuncaklarından biriydi. Bu aylarda henüz halkaları dubaya geçirmeyi başaramasa da önemli değil. Önce halkaları iki eliyle tutmayı, tek eline almayı, bir elinden diğerine geçirmeyi en sonunda da halkaları dubadan çıkarmayı öğrenecek. El-göz koordinasyonunu geliştirir.
Aynalar: Bebeğinizi yüzü aynaya dönük olarak tutup aynaya bir yaklaştırıp bir uzaklaştırma, ve her seferinde belli bir söz söyleme şeklinde oynanabilir. Ya da aynanın önünde uçtu uçtu Ege (bebeğinizin adı) uçtuuu" oyununu oynarsanız eğlence garanti!
Mutfak gereçleri: Her türlü plastik süzgeç kap leğen ya da tahta kaşık, sivri veya bebeğinizi yaralayabilecek özelliği olmayan mutfak gereci size ve bebeğinize yeter. Tahta kaşıkla nesnelere vurmaya çalışacak ve bundan çok hoşlanacaktır.
Oyuncak bebekler/peluş hayvanlar: Kız olsun erkek olsun, bu zamanlarda yüzü olan oyuncaklarla oynamaya bayılıyorlar. Özellikle de bir elinizde oyuncağı hafifçe sallayıp bir yandan da konuşturursanız, bebeğiniz oyuncağı gözleriyle takip edecek ve bu canlandırmadan çok keyif alacaktır. Biz araba yolculuklarında bu seslendirmeli canlandırmalardan çok yararlanıyoruz. İsterseniz saçmasapan şeyler söyleyin ama yüzü olan oyuncakları mutlaka konuşturun. Hem el göz koordinasyonunu güçlendiriyor hem de dil gelişimine çok etkisi oluyor.
Parmak kuklalar: Bu dönemde bir de parmak kuklalar bebeklerin ilgisini çekecektir. Hem konuşturulması, hikayeler anlatılması sebebiyle dil gelişimine katkısı olur, hem de parmaklarla sık sık uzaklaşıp yakınlaşmak, kuklaları yanaklarına değdirerek öpmek ve göbeğinden gıdıklamak onu çok eğlendirip güldürecektir. Ama uyarayım, kuklaları parmaklarınızdan çıkarıp tadına bakmaya çalışabilir :)
Hayvan sesleri çıkaran oyuncaklar: Üzerinde çeşitli hayvan resimleri olan ve basıldığında o hayvanın sesini çıkaran düğmeler olan oyuncaklardan alabilirsiniz. "Kedi ne der? Miyav" diyaloglarıyla birlikte düğmeye basarsanız ve bebeğinizin elini tutup düğmeye basmasını sağlarsanız kısa bir süre sonra bunu öğrenecektir ve hayvan sesi duymak için düğmelere kendi basacaktır. Zeka, işitme ve ince motor gelişimi için süper bir oyun.
Kağıt yırtmak: Her türlü kağıt, eski gazete ve dergileri önüne yırtması için verebilir, nasıl yapacağını göstermek için siz kağıtta minik bir yırtıkla başlangıç yaptıktan sonra eline verebilirsiniz. Hem kağıdı yırtmaktan, hem yırtılma esnasında çıkan seslerden keyif alacaktır.

9-12 Ay:
Top: Kız olsun erkek olsun bebekler topla oynamayı severler. İrili ufaklı, yumuşak sert çeşitli boylarda toplar alın bebeğinize. Zıplatın ve yakalamasını seyredin. Karşılıklı oturup bebeğinizin bacaklarını açarak ona doğru yuvarladığınız topu tutmasını ve yakaladığı topu tekrar size yuvarlamasını sağlayın. Bunu elinizle göstererek ve yapmasını söyleyerek başarabilirsiniz. Artık sizi anlıyor çünkü!
Minik arabalar: Ege minik arabalarla oynamaya bayılıyor. Onları halısız zeminde sürmek, arabaların hızlıca gitmesini izlemek, eline alıp minik tekerlerini o minicik parmaklarıyla çevirmek en sevdiği oyunlardan biri. İnce motor gelişimini güçlendiriyor. Ayrıca çok keyif alıyor.
Kalem-kağıt: Renkli kalemleri/boyaları eline tutuşturup onun yönlendirmesiyle beyaz kağıdı çizmek bebeklerin çok hoşuna gidiyor.
Doldur-boşalt: Oyuncaklarını içine doldurabileceği minik bir kova ya da kutu verirseniz, dakikalarca oyuncakları doldurur ve kovayı boşaltır hem de hiç sıkılmadan.
Şekilli delikler: Daire, kare, üçgen ve yıldız gibi şekilli cisimleri aynı şekle sahip deliklerden geçirebileceğiniz oyuncaklar, bu dönemde çok ilgilerini çekecektir. Hangi şekli hangi delikten atması gerektiğini gösterdiğiniz takdirde oyuncakları delikten geçirmeyi başarabilir.
Örtü/battaniye: Önce kendi yüzünüzü bir örtü veya battaniye ile kapatın ve bebeğinizin örtüyü yüzünüzden çekmesini bekleyin. Hatta çekmezse onunla konuşabilirsiniz. Örtüyü çekince de ce-ee diyin. Sizi bulduğu için çok sevinecek ve gülecektir. Daha sonra da örtüyü onun yüzüne kapatın ve yine örtüyü kendi yüzünden çekmesini bekleyin. Çekince yine ce-eee diyin. Daha büyük bir örtü veya büyükçe bir battaniye ile vücudunuzun tamamını saklayıp bulmasını sağlayabilirsiniz. Ayrıca koltukların veya büyük bir nesnenin arkasına saklanıp "anne nerede? anneyi bul" diyerek sizi bulmasını sağlayabilirsiniz. Görünmeyen nesne/kişilerin aslında yok olmadığını bu minik saklambaç oyunlarıyla öğretebilirsiniz.
 
 
Ne olursa olsun, bebeğinizle her zaman konuşmak, bir arkadaşınızmış ya da 4-5 yaşında büyük bir çocukmuş gibi ona bir şeyler anlatmak, ona sorular sormak, ondan cevap almaya çalışmak (bize anlamsız gelen kendi kelimeleriyle cevaplayacaktır elbette) sizi de en az onun kadar mutlu edecektir emin olun. Oyunlu ve sevgi dolu günler dilerim!

Annegazetesi Pelin
 
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder