Lilypie Fourth Birthday tickers

14 Nisan 2014 Pazartesi

Ege'nin 8.Ay Beslenmesi

Her ay yeni gıdalar ekleniyor listemize. Bu ayın başında doktora kontrole gittiğimizde balık hariç yediğimiz her şeyden tuzsuz ve şekersiz olmak kaydıyla verebileceğimizi söylemişti.  

Son günler...

O kadar bir yoğunluk, o kadar bir yorgunluk içerisindeyim ki... Neden bilmiyorum. Yani biliyorum da, sebepler hep aynı ve bundan sonra hayatımda hep var olacak sebepler. İşte yoğun çalışma, ardından pert vaziyette eve dönüş,

10 Nisan 2014 Perşembe

Bebeğime Mektup 3 - Güzel Bebeğim

Canımın içi! Günler öyle hızla akıp geçiyor ki. Günün telaşına kapılıp, hızlıca yaşayıp tüketiyoruz her şeyi. Sen çok hızlı büyüyorsun oğlum. Mini minnacıktın, şimdi kocaman bir bebekmişsin gibi geliyor. Oysa hâlâ küçücüksün. Bunu önümüzdeki günlerde, yıllarda daha iyi anlayacağıma eminim.

26 Mart 2014 Çarşamba

Sekizinci Ay

Oğlumun sekiz ayı doldu. Artık yarı yaşını epey geçtik, sadece dört ay kaldı doğum gününe. Çok heyecanlıyım, düşündükçe heyecanlanıyorum. Oğlumu doğuralı bir yıl olacak! Hayatımda yaptığım en güzel şey :)
 

15 Mart 2014 Cumartesi

Ege'nin Yedinci Ay Beslenmesi

Ege'nin yedinci ayda beslenmesi çeşitlendi. Doktorumuzun kahvaltıya başlamamızı söylemesiyle birlikte, iki ana, bir ara öğünümüz ek gıdalardan oluşmaya başladı.

11 Mart 2014 Salı

Çalışan Anne Sendromu-2

Gerçekten çalışan anne olmak çok zormuş. Hele de benim koşullarımda. Gerçi biliyorum, benden çok çok daha zor koşullarda çalışan anneler var. Ama yine de herkes kendi çektiğini bilirmiş.

Seni böyle bir ülkede doğurduğum için özür dilerim oğlum

Berkin Elvan öldü. 15 yaşındaydı. Küçücük bir ana kuzusuydu daha. Öldü. Öldürüldü. Daha çocuktu.

"Eylemlerde görülmüş" diyor kimileri. Güya "taş atarken" görülmüş. Madem çocukmuş, ne işi varmış orda... Tutun ki öyle oldu. Tutun ki o çocuk eylemlere katıldı, tutun ki taş attı polise. Hatta onun hâlâ bir çocuk olmasını da geçin, yaşının 14 (on dört!!) oluşunu da geçin. Ona yalnızca bir insan gözüyle bakın, yaşsız. Bir gün öncesinde ne yapmış olduğu önemli değildi o vurulma anında. Yalnızdı. Ekmek almaya gidiyordu. Elinde 1 lira vardı belki 2, taş değil, silah değil, maske değil, sadece ekmek parası vardı. Gaz bombası niye atılır? Polise direnen kalabalığı dağıtmak için. Hani kalabalık? Hani direnme? Bildiğiniz ustaca nişan alınma ve bir çocuğu başından itina ile, tam hedeften vurma var bu olayda. Öldürmeye direk kasıt var. Cinayet var, bildiğin.

"Eylemlerde görülmüş" diyor kimileri. Tutun ki görüldü. Öldürülmesine hak mı bu? Sizin kızlarınız, okula tesettürle girebilmek için yasadışı olarak toplanıp gösteriler yaptılar, eylemler yaptılar, bas bas bağırdılar. Ertesi günü ekmek almaya giderken değil, onu geçin, ben direk o gösteri esnasını düşünün istiyorum,  "başörtüsü hakkımız" diye bağırırken, başına ustaca nişan alınarak isabet ettirilen bir gaz fişeği ile öldürülse, aynı şeyleri mi söylerdiniz? Birileri "ama eylemlerde görülmüş..." dese, canınız yanmaz mıydı? O zaman da bu kadar vicdansız olur muydunuz? O zaman da eylemlere katılan herhangi birinin -yaşı önemsenmeksizin- vurulmayı, öldürülmeyi hakettiğini mi düşünürdünüz? Size soruyorum evet! Tutun ki bu çocuk eylemlerde görülmüş olsun, öldürülmek midir bunun karşılığı? Oysa ekmek almaya ablasını, babasını göndermek yerine, kendisi gitmekten başka bir suçu yoktu Berkin'in...

Güzel yavrum, kara kaşlı kuzum... Annen sana doyamadan aldılar ellerinden seni. Umarım gittiğin biryer vardır ve orada rahat uyursun.

8 Mart 2014 Cumartesi

Uyku uyku güzel uyku

Doğumdan önce de, doğumdan sonra da, uyku konusunda annelerin bloglarında yazdıklarını çok okudum. Çevremdeki annelerden dinledim, gördüm. Ne kadar zor bir konu olduğunu biliyordum yani. Beni aylarca uykusuz gecelerin beklediğini biliyordum. Belki de bu yüzden, fiziksel olarak zorlansam da manevi olarak pek zorlanmadım. İnsan, başına neler geleceğini doğumdan önce bilince, hayal kırıklığı olmuyor, fazla beklentilere girmiyorsun çünkü. Bu uyku konusunu o yüzden özellikle yazıyorum, beni okuyan gebeler varsa, belki bir yardımım dokunur diye.

25 Şubat 2014 Salı

Tanrım uyudu!

Uyudu! Ha haaa, yaşasın! Bir insan, bir diğer insanın uyumasına bu denli sevinebilir mi? Cevap veriyorum, evet!

21 Şubat 2014 Cuma

Sıpacık!

Ege'yle tam bir aydır gündüzleri ayrıyız. Ben işe gidiyorum, o da bakıcı ablasıyla oluyor. Bakıcısına çabuk alıştı, zaten sıcakkanlı bir bebek. Herkesin kucağına gider, herkese güler (pala bıyıklı erkekler hariç, nedense onlardan korkup ağlıyor). Güzel güzel oynuyorlar, şarkılar söylüyorlar, yemek yeme, uyuma ve alt-üst değiştirme harici zamanlarında.

17 Şubat 2014 Pazartesi

7 ay bitti, darısı 7 yıllara 70 yıllara olsun inşallah!

Böyle uzun uzun başlıklar koyuyorum bazen yazılarıma, saçma biliyorum ama ne yapayım :)
Ege'nin yedinci ayı bitti. Koskoca 7 ayı devirdik. Çok güzel çok keyifli bir yedi aydı. Pek çok ilk yaşadık haliyle. Unuttuklarım elbette oluyordur ama çoğunu buraya yazmaya gayret ediyorum.

15 Şubat 2014 Cumartesi

Anne-Oğul Günü-2

Oh oh! Ne güzel bu anne-oğul günleri! Pek keyifli, herkese tavsiye ederim :)
 
Ege küçükken (gerçi hâlâ miniminnacık bir balık, ama olsun artık 7 aylık oldu!) birlikte dolaşmaya çok çıkıyorduk. Özellikle sonbaharda havalar ne sıcak ne soğuk olduğu için hemen hemen hergün çıktık. Hiç olmadı evimizin yakınındaki parka gittik. Ama onlar sadece bir hava alma, bir değişiklik, ne bileyim bir yürüyüş olsun diyeydi.

7 Şubat 2014 Cuma

Ege'nin 6.Ay Beslenmesi

Ege ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmedi doğrusu. İlk 2,5 ay beslenmesine formül mama ile takviye  yapmak durumunda kaldık. Sonra benim sütüm arttı ve formül mamayı bıraktık. 5,5 aylık olduğunda, doktorumuzun da önerisi ile ek gıdalara başladık.

3 Şubat 2014 Pazartesi

Anne-oğul Günü

Ablamın bir oğlu var, 9 yaşında. Ara sıra onunla birlikte özel zamanlar geçiriyorlar, “bugün anne-oğul günü yaptık” diyorlardı. Ben de nasıl özeniyordum onlara. Yeğenimle farklı şehirlerde yaşadığımız için onu çok özlüyorum, o benim ilk gözağrım ne de olsa :) Ben de onunla başbaşa vakit geçirip teyze-yeğen günü yapmayı çok isterdim. Neyse belki ilerde birgün olur.

31 Ocak 2014 Cuma

Çalışan Anne Sendromu

Başlığa bakıp yanlış anlamayın, sendromu Ege değil ben yaşıyorum! Belki de “Çalışan Annenin Bunalımı” deseydim daha doğru olurdu. İşe başlayalı 2 hafta oldu, hâlâ alışamadım. Ama bence bu hep böyle gidecek, sanırım buna alışılamaz. Ben de bunu kabulleneceğim, ama ne zaman? Allah bilir…

Oturuyor!

Ege epeydir destekle oturuyor. Sırtını kanepeye yasliyoruz, her iki tarafına da yastıklar koyuyoruz. Devrilmeden bir süre oturup önündeki oyuncaklarla oynamayı başarabiliyor.

25 Ocak 2014 Cumartesi

Biberon Sorununu Aştık Yaşasın! Yeni düzenimiz...

Ege'yi beslerken biberonla ilgili sorun yaşadığımızı önceki bir yazımda anlatmıştım. İlk 2,5 ayında mama takviyesi aldığı zamanlarda biberona balıklama atlayan çocuk, mamayı kesince bir ay içerisinde biberonu unutmuş ve vermeye çalıştığımızda şiddetle reddetmişti.

20 Ocak 2014 Pazartesi

Annelikte Altıncı Ay

Ege hayatımıza gireli altı ay oldu. 6. Kocaman bir ALTIIIII. Kocaman dimi? Yoksa minicik mi? Altı yıl sonra bu zaman dilimi bana küçük görünebilir ama şu anda Ege'nin bütün hayatı!
 

18 Ocak 2014 Cumartesi

Ege'nin Altıncı Ayı

Oğluşum hayatında altıncı ayını tamamladı. Artık daha bir büyüdü, çevreyle insanlarla olan bitenle daha çok ilgilenmeye başladı. Adı söylendiğinde bakar oldu (çoğunlukla, her zaman değil). Oyuncaklarıyla daha çok ilgilenir oldu. Değişti, büyüdü.
 

16 Ocak 2014 Perşembe

Ege Büyüdü, Oyunlar Gelişti

b
Ege büyüdü, büyüdükçe oyun oynama süremiz arttı, oyunlarımız değişti gelişti. Pek güzel oldu. Daha da güzel olacak, büyüdükçe oyun oynamak daha da zevkli hale gelecek :) İple çekiyorum.