Lilypie Fourth Birthday tickers

22 Nisan 2015 Çarşamba

Yaşasın kitap fuarı!

Eşimle her sene kitap fuarına gitmeyi çok seviyoruz. Bütün standları atlamadan tek tek gezmek, kitapları kurcalamak, bazen standda duran yazarlarla veya görevlilerle iki çift sohbet etmek bize keyif veriyor. Evlenmeden önce de giderdik, ben hamileyken de gittik ve geçen sene de... Geçen seneki burnumuzdan gelmişti desem yeridir.  Ege kalabalıktan hiç hoşlanmamış, son derece sıkılmış ve içeri girmemizin beşinci dakikasında çığlık kıyamet ağlamaya başlamıştı. Kendimizi nasıl dışarı attığımızı bilememiştik. 

20 Nisan 2015 Pazartesi

21.Ay

Ege’nin 21 ayı doldu. Sanki gelişim hızı, ilk aylarındaki kadar büyük değil. Sanırım bütün bebeklerde böyledir. Mesela hiç kilo almamış. Boyunu ölçmedim açıkçası ama belki yedikleri boyuna gitmiştir. Neredeyse 3 aydır aynı kiloda. Olsun, kilo almasına takılmıyorum, çünkü maşallah alması gereken gıdaları öyle böyle bir şekilde alıyor. Et grubu, süt grubu, tahıllar ve sebze meyveler.

 

18 Nisan 2015 Cumartesi

Haftalık Menü

Bu hafta o kadar yoğundum ki, sayfamı açıp da yazı girecek zamanım olmadı. Günlerin nasıl geçtiğini bile anlayamadım yani, o derece. O sebeple günlük menülerimizi yazma işi sekteye uğradı. Mecburen bu hafta, haftalık olarak yazacağım. Aslında bu vesileyle de sizlerden bir geribildirim alacağımı umuyorum. Günlük olarak mı daha iyi oluyor, daha çok işinize yarıyor, yoksa günlük yazınca çok sıkıcı oluyor, haftalık daha mı iyi geldi? Bu yazının altına fikirlerinizi yazabilirseniz, ben de bundan sonra çoğunluğun isteğine göre şekillendireceğim bu bölümü. Şimdiden teşekkür edeyim hepinize :)

13 Nisan 2015 Pazartesi

Günün Menüsü #10 ve #11

EGE'NİN HAFTASONU MENÜSÜ

Haftasonu için 2 ayrı menü yazmıyorum, uzun ve sıkıcı olmasın diye. Bu yemekleri 2 günde sırayla karışık olarak yedi (yani her öğün, yazdığım yemeğin hepsini yemedi tabii ki).

Öğlen:
  • Sebzeli kırmızı mercimek çorbası
  • Karışık sebze türlüsü (kıymalı)
  • Haşlanmış tavuk

10 Nisan 2015 Cuma

Anne Zamanı

Bilirsiniz, bu "annelik alemi"nde çok meşhur bir Tracy Hogg abla vardır. Ablamız, e.a.s.y. diye bir metottan bahseder kitaplarında. "Bebeği doyurcan (E:Eat), bebeyle oynıycan (A:Activity) , uyutcan (S:Sleep) ve kendine zaman ayırcan (Y:Your time)" şeklinde. Fakat pek çok yeni anne için bu "kendine zaman ayırma" kısmı gerçekçi olamaz nedense. Kocaların, anaların "bebek uyuduğunda sen de uyu ne var ki" dedikleri, uyursanız yemek dahil evde başka hiçbir işin olmadığı, onları oldurayım derseniz de uykusuzluk yorgunluk ve stresin garanti olduğu bir zaman diliminden bahsediyorum.
 

Günün Menüsü #9

EGE'NİN BUGÜNKÜ MENÜSÜ


Öğlen:
  • Yayla çorbası
  • Pazılı yeşil mercimek

9 Nisan 2015 Perşembe

Günün Menüsü #8

EGE'NİN BUGÜNKÜ MENÜSÜ


Öğlen:
  • Yayla çorbası
  • Zeytinyağlı rezene

Sayılar

Ege bu sıralarda sayılara taktı kafayı. Asansörde inip çıkarken zaten rakamları görüp coşkuyla söylüyordu. Bir de kendi parmaklarıyla saymayı öğrenmiş, babası "Ege say" diyince hemen o miniminnacık parmaklarını tek tek çıkarıp sayıyor. Tabii henüz 3'e kadar :))))

8 Nisan 2015 Çarşamba

Günün Menüsü #7

Dün kendimiz için yaptığım şevketibostandan Ege'ye biraz tatıracağımı söylemiştim. Nedense sevmeyeceğini düşündüğüm için az verdim. 2-3 lokma aldı ama pek de sevdiğini söyleyemeyeceğim. "Anne bu ne yaa, ne verdin ağzıma" der gibi baktı suratıma. Ama enginarı sevdi. Yaşasın çünkü enginar çok faydalı! :) Geçenlerde de enginarın çorbasını yapmıştım. Onun da tarifini paylaşırım dileyen olursa.

7 Nisan 2015 Salı

Günün Menüsü #5 ve #6

Ege için yapılan bir yemeği, o gün akşam ve ertesi gün öğlen yiyor. Genelde ikinci güne kalan bir yemek vermemeye çalışıyorum mecbur kalmadıkça. Taze yediriyorum. Ondan artan yemekleri biz yiyoruz :) Balığı sade yemeyi sevmediği için balık çorbası şeklinde yediriyorum. Misal karnabaharı da öyle. Bazı şeylerin formunu değiştirerek yedirebiliyorum. Bir sebzeyi bi şekilde yemediyse başka şekilde pişirerek deniyorum. Yine de yemiyorsa ısrar etmiyorum, demek ki sevmiyor çocuk o sebzeyi, ne var yani.

5 Nisan 2015 Pazar

Günün Menüsü #4

Birkaç gündür Ege'nin menüsünü yazıyorum ama bu demek değil ki, Ege her gün hepsini yiyor bu menüdekilerin. Bazen öğünlerdeki yemeklerin birini yiyor diğerini yemek istemiyor ya da bu akşam olduğu gibi yiyor güzelce ama sonra kusuveriyor, herşey boşa gidiyor. Belli olmuyor yani, çocuk sonuçta. Bir yanlış anlaşılma varsa, gidereyim istedim. Şimdi gelelim menümüze:

EGE'NİN BUGÜNKÜ MENÜSÜ:

Öğlen:
  • Karnabahar çorbası
  • Kıymalı pırasa
  • Yoğurt


4 Nisan 2015 Cumartesi

3 Nisan 2015 Cuma

Günün Menüsü #2

EGE'NİN BUGÜNKÜ MENÜSÜ:

Öğlen:
  • Et sulu şehriye çorbası
  • Zeytinyağlı barbunya yemeği
  • Yoğurt

2 Nisan 2015 Perşembe

Günün Menüsü #1

Epeydir böyle bir bölüm hazırlamak istiyordum. Bebeği olan arkadaşlarımdan sık sık "sen Ege'ye ne pişiriyorsun, ben değişik bir şeyler bulamıyorum" sorusunu duyuyorum. Ben de günlük olarak menümüzü yazmaya karar verdim. Ege'ye o gün hazırladıklarımı yazacağım.

25 Mart 2015 Çarşamba

Oyunbaz Masalcı: Anne - 2

İzmir'de, öyle İstanbul gibi her an her dakika bir etkinlik olmuyor. Tabii ki pek çok küçük şehre göre daha iyidir, şimdi küçük şehirlerde yaşayanlar "e peki biz n'apalım?" demesinler, haklılar ;)
Bu yüzden bir etkinlik haberi aldığımda, şartlarım da müsaitse, katılmaya gayret ediyorum. Hele de Ege biraz büyüdüğünden beri, en azından babasının uyutabilmeye, yedirebilmeye başlamasıyla birlikte, akşam organizasyonlarına katılma şansım arttı. İşte dün gece de böyle bir etkinlik vardı: Çocuğuma Nasıl Hikaye/Masal Okumalıyım?

Oyunbaz Masalcı: Anne - 1

Anlatıyorum biliyorsunuz, Ege'ye doğum öncesinden başlayarak kitaplar alınmıştı. Neredeyse 2 aylık olduğundan beri de, kitaplarıyla iç içeyiz. İlk kelimelerim, bebeğimin ilk kelimeleri yok efendim ilk yüz kelime, sayılar, hayvanlar, renkler vesaire bir dolu resimli kitabı var. Bu kitaplardaki gerçek nesne fotoğrafları, Ege'nin ilgisini çekmeyi her zaman başarmış, hatta yolculuklarda hayat kurtarıcı olmuştur. 
 
 

18 Mart 2015 Çarşamba

Ege 20 aylık

Vay bee, 20'li aylara geçtik ha? Doğduğu gün dün gibi aklımda :) Miniminnacıktı, daha mememi bile tutamıyordu. Elleri, parmakları minicikti. Şimdi o günlere oranla kocaman oldu. Bundan 1 sene sonra ise bugünler için "o zamanlar minicikti" diyeceğim tabii.

12 Mart 2015 Perşembe

Mest

Bebeklerin ve çocukların uyku konusu hiçbir zaman yüzde yüz hallolmaz sanırım. Mutlaka ya düzenleri değiştiğinde, ya hasta olduklarında, ya daha çok ilgiye ihtiyaç duyduklarında anneyle veya babayla uyumak istiyorlar.

11 Mart 2015 Çarşamba

Dünyanın en güzel sesi

Dünyada duyduğum en güzel ses nedir bilir misiniz? Oğlumun nefes alış verişinin sesi… Neden bilmiyorum, (aslında biliyorum da burada anmak istemiyorum, saygımdan) bebeğimin nefes sesini duyamazsam içim rahat etmiyor, her gece yada gündüz uyurken zırt pırt odasına dalıyorum, eğilip nefesini dinliyorum. Bunu defalarca yapıyorum. Sabah uyanınca ilk kontrol ettiğim şey yine bu ses. Sanki ben bakınca ne olacak ki? Allah korusun ama olacağı varsa yine olur. Kontrol edince bir şey mi değişecek? Ama işte, anne yüreği demek ki, o sesi duymayınca içim rahat etmiyor, yüreğim sıkışıyor hatta.


9 Mart 2015 Pazartesi

Ege'nin Şarkıları

Ege de her bebek gibi müziğe karşı çok duyarlı ve şarkıları çok seviyor. Ege'yle birlikte biz de çocukluğumuza dönüş yaptık ve pek çok çocuk şarkısını hatırladık. Bu durum açıkçası eşimin de benim de pek bi hoşumuza gitti.