Blogu takip edenler bilir, Ege'yi sling'le gezdirmeyi çok seviyorum. Hem çok pratik geliyor bana, hemen tak çık kolaylığı olsun, dışarıda hareket etme kolaylığı olsun, çok hoşuma gidiyor. İyi ki böyle bir şey varmış. Hem de Ege kucağımda olduğu için kendini çok rahat hissediyor, onun da çok hoşuna gidiyor. Kafası hemen göğsümde olduğu için onunla sohbet ede ede geziyoruz,
10 Ocak 2014 Cuma
6 Ocak 2014 Pazartesi
Bana Neler Oldu?
Oğlumun doğumdan önceki gelişmelerini, neler yaşandığını, doğumdan sonra da yaklaşık 6 aydır nasıl büyüdüğünü, ne gelişmeler kaydedildiğini, neler yaptığımızı, neler yaşadığımızı paylaşıyorum. Daha da paylaşacağım. Ama bu süreçte tek değişiklik oğluşumda yaşanmadı tabii, bende de pek çok şey var, ruhsal, fiziksel...
1 Ocak 2014 Çarşamba
Yeni Yıl, Yeni Başlangıç: Ek Gıdalar!

Ege 5,5 ayını tamamladı ve bugün itibariyle ilk ek gıdasıyla tanıştı: Yoğurt! Aslında ilk 6 ay sadece anne sütü deniyor ama ben 5,5 aylıkken Ege'yi ek gıdalarla tanıştırmaya karar verdim. Çünkü 6 aylık olduğunda işe başlamış olacağım. Bu işi kendim yapmak istedim, bakıcıya bırakmak istemedim. Hem de ben işe gittiğimde hiç değilse 1 tam öğününü ek gıda ile tamamlıyor olacak, emmeye daha az ihtiyaç duymuş olacak.
31 Aralık 2013 Salı
Alerjik Gebeler! Siz de ilaçsız nefes alabilirsiniz
Çocukluğumdan beri alerjik bir insanım. Yemediğim iğne, içmediğim ilaç kalmadı. Konu hakkında uzman doktor kadar bilgi sahibiyim neredeyse. Gebeliği düşünmeye başladığımda doktoruma sordum tabii, ama rutinde içtiğim ilacı (gebe olduğumu anlayıncaya kadar içmiş olabileceğim için) hemen bırakmam gerektiğini, gebelik boyunca ve emzirirken de ilacı kullanmamam gerektiğini söyledi.
28 Aralık 2013 Cumartesi
Yaşasın Sütüm Yetiyor! - Sütü Artırmanın Yolları
Ege'yi yalnızca anne sütüyle besleyebilmeye başlayalı çok oldu, ama bu yazıyı ancak yazabiliyorum. Ege doğduktan sonra ilk süt (kolostrum) hemen gelmişti ama o kadar azdı ki, Ege'yi doyurmaya ancak ilk bir-iki günde yetti. Sonra Ege'nin açlıktan ağlaması ve uyumaması, bir de sarılık oluşu nedeniyle, doktorumuzun da önerisiyle mamaya başladık.
27 Aralık 2013 Cuma
Ayna Ayna Söyle Bana
Ege aynaları çok seviyor. Hele de kendisini gülerken görürse, daha çok gülüyor, hatta kahkahalar atıyor. Heyecanlanıyor. Heyecanlanınca da bir çırpınışı var ki, görülmeye değer. Ama ağlarken götürdük mü ayna karşısına, aman aman... ağlayan yüzünü görünce korkup daha da çok ağlıyor o zaman.
25 Aralık 2013 Çarşamba
Yeni Yıl Dileği
O da bir anne... Ne kadar şaşkın ve üzgün! Lohusalık filan düşünememiş. Sütümü nasıl artırırım, rezene çayı mı içsem, diyememiş. Her sabah yumurta, her akşam bol kırmızı et yiyeyim de sütümün kalitesi artsın, diye aklına bile gelememiş. Ay bu iki çocuk bana çok geldi, bunalıyorum, diyememiş. Geceleri uykusuz bırakıyor bu oğlan beni, diye şikayet edememiş. Bundan sonra da edemeyecek. Zira 40 (yazıyla KIRK) günlük bebeği soğuktan donarak öldü...23 Aralık 2013 Pazartesi
Çocuk İstismarı Konusunda Yapabileceklerimiz
Aşağıdaki yazı, “çocuklar için teknoloji rehberi” OnlineAnne.com yazarları Melike ve Pınar tarafından kaleme alındı.
Çocuk istismarı konusunda Türkiye’deki bilgi ve içerik eksiğini gören Melike ve Pınar, çocuk istismarını önleme konusunda bir “Çocuk Güvenliği Aktivite Kitabı” hazırlamışlar ve uygun bulmanız halinde bu kitabı çocuğunuzla ve/veya etrafınızdaki çocuklarla paylaşmanızı diliyorlar.
20 Aralık 2013 Cuma
Mama Sandalyesi
Dün, yani 19 Aralık günü Ege ilk defa mama sandalyesine oturdu! Onun hayatında bir ilk daha. İnsanlık için küçük ama bizim ailemiz için büyük bir adım :)
18 Aralık 2013 Çarşamba
Beş koca ay geçti...
Oğlum bu dünyada tam beş ayını devirdi bu pazar günü. Büyüdü, hareketlendi, yeni şeyler keşfetti, dünyayı daha çok tanıdı. Ne çabuk geçiyor zaman. Şu anda kucağımda uyuyan bebeğe bakıyorum da, bundan çok değil beş ay önce miniminnacık birşeydi. Tek kolumda uyurken onu kolayca her yere taşıyabiliyordum. Oysa şimdi tek koluma sığmıyor, üstelik ağırlaştı da. Hayatta, uyur pozisyondayken tek kolumla taşıyamıyorum!
16 Aralık 2013 Pazartesi
Bebeğime Mektup - Cennetin Kokusu
Bebeğim! Canımın içi, kalbim! Beş aydır hayatımızdasın, her gününü, her anını doya doya yaşamaya çalışıyorum. Hiçbir anını unutmak istemiyorum. Sen dünyada yaşamaya en "değer" şeysin benim için. Mümkün olsa, kalbimi orta yerinden açar, seni yeniden içime sokardım!
15 Aralık 2013 Pazar
İmdaaat! Biri buna dur desin!
Evdeki kardeş kıskançlığı sendromları aynen devam ediyor. Fakat umarım havada uçuşan kelimeler, bebeğimin hafızasında bir şekilde yer etmez. Sahi bebekler söylenen negatif şeyleri anlarlar mı?
5 Aralık 2013 Perşembe
Oyunlarımız...
Yaklaşık bir ay önce oğluma "Bebeğimin İlk Oyun Kartları" isimli oyuncak/kartlarını aldım (Edukids). İyi ki almışım. Hatta neden daha önce almamışım dedirtti bana. Gebe okuyuculara sesleniyorum, mutlaka bu kartlardan bebeğiniz doğmadan edinip dolabına koyun.
25 Kasım 2013 Pazartesi
Günlerimiz geçiyor... Ama nasıl?
Ege 1,5 aylık oluncaya kadar bir düzenimiz yoktu. Ege ne zaman isterse o zaman emdi, o zaman oyun oynadı, o zaman uyudu. 1,5 aylık olunca annemlerin yanına yazlığa gittik 1 haftalığına. Orada temiz deniz havası, bol oksijen olunca Ege'nin uykuları daha bir düzene girdi, daha güzel emdi ve o bir hafta bize çok yaradı.
23 Kasım 2013 Cumartesi
Sarılmacalı, Tutmacalı, Öpmeceli
Benim canımın içi oğlum, epeydir güzel güzel iki koluyla boynuma sıkıca sarılıyordu. Nasıl bir mutluluk, nasıl bir huzur, olmaz böyle bir şey! Alıp içime sokasım geliyor tekrar. Açıcam kalbimi orta yerinden, hoop oğlum içimde :)
22 Kasım 2013 Cuma
Dört aylıksın, barfiks için biraz erken değil mi?!?
Ege dört aylık oldu da beşinci ayından gün bile alıyor. Dört ay bilgilerindeki eksiklikleri burada tamamlamak istedim. Hem dün sağlık ocağına gittiğimiz için hem de geçen post'ta bazı şeyleri yazmayı unutmuşum.
19 Kasım 2013 Salı
Kardeş Kıskançlığı
Ege'nin ablasıyla arasında 9,5 yaş var. Neredeyse 10 yaş yani. Pek çok kişi, 10 yıl epey büyük bir fark, kıskançlık yaşanmaz diyecektir. Ama durum öyle değil. En azından bizim evde öyle değil.
15 Kasım 2013 Cuma
Dördüncü Ay!
Bugün itibariyle dördüncü ayını doldurdu Ege. Nasıl da çabucak geçti dört ay, hiç anlamadım. "Yenidoğan O daha" deyip de gösterdiğim hassasiyet, geçenlerde bir de baktım azalmış. Demek ki kabul etmişim artık, sadece bir "bebek" olduğunu. Benim için hep küçük bir bebek kalacak gerçi, o başka :)
Fışfış Kayıkçı
Ege'yle son zamanlarda sıkça oynadığımız bir oyun var. Koltukta otururken dizlerimi kırıp kucağıma oturtuyorum (yaklaşık 45 derecelik eğimle yatırmış oluyorum yani). Sonra iki elinden tutup başlıyorum şarkıyı söylemeye. Her cümlesinde başka bir hareket yapıyoruz. Bayılıyor. Tekrar tekrar oynuyoruz. "Hadi fışfış kayıkçı oynayalım" deyince yüzünde gülücüklerle başlıyor ilk hareketi kendisi yapmaya çalışmaya.
14 Kasım 2013 Perşembe
Annelik böyle birşey mi?
Bu annelik çok garip bir şeymiş. Nefes sesini duysam, burnu mu tıkalı, nefes alamıyor mu, yoksa huzursuz mu uyuyor uyanıyor mu.... bin türlü şey geliyor insanın aklına, yerinden kırk kere kalkıp yatağına gidip bakıyorsun. Bakıyorsun bir şey yok, herşey yolunda, yerine dönüyorsun, sonra yine...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



